SEVGILILER GUNU

2013-02-13 07:38:00
SEVGILILER GUNU  |  görsel 1

 

Medeni saydığımız dünyada , çılgın bir tüketim anlayışının içinde yuvarlanıp gidiyoruz.. Akıllara ve gönüllere tazyik her yerden geliyor... Görsel iletişim araçlar, yazılı basın , çevre , toplum.. Herşey bizi daha büyük bir hızla bireyselleştiriyor, yalnızlaştırıyor....


Hep kendimizi düşünmeye , kendi rahatımızı başkalarınınkinden üstün tutmaya yönlendiriyor.. Daha az veriyor daha çok istiyoruz.. Birbirimize karşılıksız gülümseyemiyoruz bile.. “ Önce ben …” diye başlayan birliktelikler ise hiç uzun ömürlü olamıyor..


Böyle bir girdabın içinde her türlü güzel duygudan nemalanmaya çalışan maddi hayat bizi kontrol altına almış... Unutturmaya çalıştığı güzel duyguları da sahiplenmiş yılda bir günlere hapsetmiş, ticarete çevirmiş...


Dayatma hisler ve mutluluklar maddi armağanların içine sıkışmış kalmış .. İnsanlara sevgimizi verdiğimiz değeri senede bir gün illaki bir hediye ile mi göstereceğiz ? Bu mudur gerçek duyguların sözcüklere ve davranışlara dökülmesi.. ?


Anneler günü, babalar günü , doğum günü, sevgililer günü , kadınlar günü , öğretmenler günü... uzayıp gidiyor bu liste...

Biz bize dayatılan maddi refaha erişmek için etrafımıza ve sevgiyle sarılmamız gerekenlere gözlerimizi kapamış, çılgın bir koşuşturma içindeyiz... İşe , okula, alışverişe, Tv dizilerine, internete ... Herşeye zaman ayırıyoruz ama sevgiye zaman yok... Öyle mi?


Birbirinizi Sevmedikçe Gerçek Mümin Olamazsınız , kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmi yayınız!" (Müslim, Îmân 93-94; Tirmizî, Et'ime 45; İbni Mâce, Mukaddime 9) diyen Peygamberin S.A.V. ümmeti nerede neler yapıyor.. O peygamber ki ailesine evlatlarına sevdiklerine verdiği değer ve davranışlarıyla ne güzel örnektir...


Ben kendi adıma bu ticari dayatmayı onaylamıyorum… Sevgi dediğin her an yaşanır, her an gösterilir, gözlerden ve yüreklerden her an yansır… Bunun örnekleri hala vardır.. Olmalıdır..

En azından biz kendi adımıza bunu devam ettirme çabasında olmalıyız.. Değil mi?


İşte bizim ailede hala yaşanmakta olan bir örnek; Büyük babamın tarafından akrabalarımızdan epey yaşlı bir çift var. Asiye yenge bir zamandır hem yatalak hem de bilinci kapalı bir şekilde hayatını sürdürüyor. Hiç kimseyi tanımıyor, konuşmuyor, sadce nefes alıp veriyor ve yaşam devam ediyor , vakit saat dolmamış vade gelmemiş , yaşam imtihanı hem onun için hem de sevdikleri için devam ediyor. Selahattin Amca ise daha da yaşlı , zor yürüyor evden pek çıkamıyor, Cuma namazlarına gidebiliyor ve de bazen hava almak için kısa yürüyüşler yapabiliyor. Oğlu ve gelini Allah razı olsun onları kendi evlerinde kendi düzenlerinde tutuğu özel bakıcılar ile bakımlarını sağlıyor ve çok yakında olan evinden gözleri kulakları elleri hep üzerlerinde bütün ihtiyaçlarını temin ediyorlar. Yaşlı amcamız her dışarı çıkışında, eve dönerken köşedeki çiçekçiden bir demet Çiçek alıyor ve karısının başucundaki vazoya kendi elleri ile yerleştiriyor. Soruyorlar :’ O bilmiyor , anlamıyor , duymuyor , seni de tanımıyor neden hala Çiçek getiriyorsun? Selahattin amca cevap veriyor :’ Ama ben onu biliyorum. Hem de çok iyi biliyorum.. O çiçekleri çok sever başucunda hep çiçeklerle olmalı , çünkü buna layık ” Allah Selahattin amcadan da razı olsun… Ona hanımlık yapan çocuklarını büyüten , sevgisiyle yuvasını cennet eden Asiye anadan da…

Rabbime emanet olun Sevgili dostlar… Hayirli , nurlu , sevgi dolu gunler olsun.. 

OZDEN

0
0
0
Yorum Yaz