GECE GAZZE DUA

2014-07-21 13:39:00
GECE  GAZZE  DUA |  görsel 1

Yine maneviyat dolu. hüzünde, tefekkürde ve dahi tevekkülde bir gece ... Son iki haftadır zaten halihazırda dünyanın pek çok bölgesinde insan kardeşlerimize yapılan zulümlerle gönül yorgunu olduğumuz zamanlarda, artık sabır taşlarını çatlatan, insan olanların yüreklerini yakıp kavuran dehşetli bir zulmün , katliamın haberleri ile perişan ahvalimiz.. Pervasızca, acımasızca bombalarla parçalanan bebek ve çocuk bedenleri gözümüzün önünden gitmiyor.. Analar , babalar, çocuklar ve dahi cennet kokulu bebekler ; insanlar insanlıktan hiç nasip almamış , esfeli safilin (hayvandan daha asagi) düzeyindeki zalimlerin zulmü altında.. Bireysel olarak yapabildiğimiz ne ola ki.. Dua dua dua.. Boykot, kınama, paylaşma.. Daha... peki dahası... İşte bu noktada; biz sıradan insanların eli ermaz ve gücü yetmezken, öncelikle bulunduğum şu ülke başta olmak üzere, Ortadoğu'da ve dünyanın her yerinde; ülkeleri yönetenler,işgal ettiği makamda , teşkilatta ya da kurumda yöneticilik yapanlar, yıllardır süregiden bu zulme dur diyebilecekken, yapacak birşeyi olacakken hiç sesi çıkmayanlar, hatta kınama mesajı bile göndermeyenler, rahatlarını bozup bir girişimde bulunmayanlar, dünyalıklarını , makamlarını ve mevkilerini sarsmamak kaybetmemek uğruna , çıkarları için bu zulmlere doğrudan ve dolaylı destek çıkanlar her kimse onlar, ilahi mahkemede Rabbimin huzurunda davacıyım hepsinden.. Hiç bir sebep sivillerin katledilmesini seyretmeyi ve desteklemeyi, ve dahi tarafsız kalmayı haklı çıkaramaz.. Biz mazlumun tarafindayiz... Vede gunahsiz cennet yolcusu cocuklarin..  2003 yılında 24 yasındayken Filistin topraklarında "Zulüm bizden ise ben bizden değilim " diyen ve oradaki insan kardeşleri uğruna c... Devamı

SOZUN BITTIGI YER

2014-07-11 02:15:00
SOZUN BITTIGI YER |  görsel 1

Sevgili Dostlar, Günlerden beridir bir yanım yorgun, kırgın , üzgün , kan ağlıyor, diğer yanım olması gerektiği gibi ümitvar ve tevekkülde.. Son yıllarda ne ızdıraplı zamanlara sahne oluyor Ortadoğu coğrafyası ve Dünya .. Bunlar ilk ve yeni değil elbet. Son olmasıdır dileğim… "Bir insan acı duyabiliyorsa canlıdır. Bir insan başkasının acısını duyabiliyorsa insandır." demiş Tolstoy… Acılar derin derin işliyor bu günlerde… Filistin, Suriye, Irak, Doğu Türkistan , Arakan, Yemen, Pakistan, Afganistan, Somali, Mısır, Sudan daha dünyanın pek çok yerinde kardeşlerimiz zulüm altında,korku, ızdırap ve yokluk içindeler. İşte bu gözümüzün önünde işlenen katliamlar , zulümleri İnsanın aklı almıyor, hiç bir yere sığdıramıyor ki bir insan diğerine bunu nasıl yapabilir… Ama yapmış, yapmakta… Habil ile Kabil’den bu yana her coğrafyada, toplumda böylesi zulüm olmuş… Tarihler boyu neler görmüş bu yaşlı dünya… Bizlerin hissesine düşenler de bunlar iste… Çok değil bundan yirmi sene kadar önce Balkanlarda , Bosna'da , Kosova’da olanları ne çabuk unuttuk.. O zamanın teknolojisi ile ancak elde edilen bilgi telefonlarla idi.. Televizyonlarda doğru dürüst görüntü bile verilemedi.. Katliamdan kurtulanların anlattıkları dehşet verici olayları öylece dinledik.. Bugün gerçeklikleri toplu mezarlarla kanıtlandı, mağdurları halen yaşıyor bütün acıları ile… Hocalı katliamında yapılanları, katliamı yapanlardan bazıları anılarını yazdı da dünya öyle inandı.. Kimler hala o günleri hatırlıyor o coğrafyada yaşıyanlardan, yakınlarını kaybenlerden başka… Bu yaşlı gezegen son asırda iki büyük dünya savaşı gördü.. Hiroşima’ya ... Devamı

BIR RAMAZAN OYKUSU

2014-06-30 05:21:00
BIR RAMAZAN OYKUSU |  görsel 1

Yirmi İki yıl önce, İngiltedeyim. Dil okulu için gitmiştim ve pansiyoner olarak bir evde kalıyordum … Ev sahibi bayan 50 yaşlarında İngiliz , beyi Fransız… Brezilyalı bir kızla aynı odayı paylaşıyorum. Bir başka odada ise Japon bir kız daha kalıyor. Birbirimize alışmaya ve yarıbuçuk dilimiz ile anlaşmaya çalışıyoruz. Ev sahibimiz her sabah kahvaltımızı ve akşam yemeğimizi hazırlıyor . yemekten sonra sofrayı kaldırmaya yardım etmek istiyorum. "hayır gerek yok bu benim görevim"diyor Israr ediyorum Evde de hep böyle yaptığımı burdada kendimi evde gibi hissetmek istediğimi söylemeye çalışıyorum. Zorla kabul ediyor. Bir buçuk ay kadar sonra Ramazan Ayı geliyor. Kadıncağıza gidip oruç tumam gerektiğini bunun için de sabah yemek hakkım olan kahvaltımı yatmadan önce yada gece yiyip yiyemeyeceğimi soruyorum. "Peki olur diyor sen bana ne zaman başlayacağını söyle ." "Ama diyorum biz bütün gün yemek yemiyoruz , akşam yemeğini ise tam hava kararacak olduğunda yiyiyoruz. Sizin yemek saatine hiç uymuyor ben sizden yaklaşık bir buçuk saat sonra yemeliyim, üstelik bu saat her gün birkaç dakika daha farklılaşıyor.. Siz benim payımı ayırırsınız ben de sonra ısıtır yerim." Ona da tamam diyor. Çok seviniyorum. Gerçekten de söylediğim gece saat 12 de kadıncağızı mutfakta bana kahvaltı hazırlarken buluyorum. Ramazanin ilk gecesi yemeğimi tek başıma hava kararınca yiyiyorum. Ertesi aksam ev sahibim beni yanına çağırıyor, bir kağıt uzatıyor hayretle bakıyorum bir imsakiye… Kocasının işyerinde bir müslüman varmış ondan istemişler ben yemek saatlerimi daha iyi bileyim diye..... Çok seviniyorum, teşekkür ediyorum. Elimden imsakiyeyi alıp buzdolabının üzerine asıyor "Biz dün akşam öbür kızlarla ve eşimle konuştuk ve bir karara va... Devamı

BUYUK BIR CURUMDUR GONUL YIKIS

2014-06-28 08:24:00
BUYUK BIR CURUMDUR GONUL YIKIS |  görsel 1

On bir ayın Sultanı olarak karşıladığımız Ramazan Ayının yaşayacagimiz muhteşem ikliminde hayatımızda , alışkanlıklarımızda , söylemlerimizde, gönlümüzde edinecegimiz bir terbiye ile Ramazan ahlakını her daim gunluk yasama yerleştirebilecek olmayi diliyorum...  Bu bağlamda kötü söz söylememeyi, kırıcı olmamayı, bedenimize oruç tuttururken ruhumuzu unutmamayı anlatan aşağıdaki yazıyı da sizlerle paylaşmak istiyorum... Her zamanki gibi öncelikle kendi nefsime gelsin... Bir dal kırılırsa tekrar tutabilir. Bir cam kırılsa belki tekrar yapıştırmak kabildir. Bir kuşun kanadı kırılınca uçamaz zannedilir; iyileşince uçması mümkün. Ya kalbin kırılışı, inkisara uğrayışı, bin parça oluşu, yok mu, ne onulmaz şeydir o? Sonsuz hayatı kaybettirir insana. Maddi şeyler kırılınca yapıştırılır, birbiri ne tutturulur da yine bir şeye benzer. Fakat manada öyle mi? Bir kere kırılan kalbin parçalarını hangi maharetli el birleştirebilir? Mevla’nın nazar-gahı olan gönüldeki inkisar, yüzde teessürünü gösterince o gönlü almak ne kadar müşküldür artık. Bazen bir söz, karşıdaki insanın dünyasını yıkar, harap eder. Bazen bir bakış öldürür insanı. Bazen de bir yüz ifadesiyle kaynar su dökülmüş gibi olur kişi başından aşağı. “İlim ü amel ne fayda Bir gönül yılanı ise” dediği gibi şairin, büyük bir cürümdür gönül yıkış. Hele hele hassas insanların kırılışı bambaşkadır. Böyle kişilere karşı oldukça dikkatli hareket etmek gerekir. En küçük kırıcı bir söz ve hareketten kaçınmalıdır insan. Zira gönül yarasının merhemi yoktur. Kırılan harap olan bir gönülden yükselen feryat da kabule karindir. Hakkın k... Devamı

HAYIRLI RAMAZANLAR

2014-06-27 19:15:00
HAYIRLI RAMAZANLAR |  görsel 1

Yarın yeni bir gün , yeni bir Ramazan ayı başlıyor İnşaallah Rabbim bize bu yıl da mübarek Ramazan ayına erişmeyi nasip etti. Az önce düşünüyordum da; sorsak herkes “Ah o eski Ramazanlar!!” diye söze başlıyor. Hep eski yaşadığımız güzelliklerden, çocukluğumuzda aldığımız manevi lezzetlerden bahsediyoruz… Eskiyi özlemle anıyoruz. Oysa insanın hafızası oldukça ilginç… Genellikle iyi izler bırakan , sevinç ve mutlulukla dolu anlar pek unutulmuyor. Ancak, bize üzüntü veren, kötü izler bırakan hatıralar ise geriye atılıyor, pek hatırlanmak istenmediğinden herhalde kolayca akla gelmiyor. İşte biz de o güzel maneviyat yüklü anları hep mutluluk ve özlemle anıyoruz. Bilirim annem , babam ya da büyükanne büyükbabalar da “Ah eski Ramazanlar!...” diye anlatmaya başlarlardı: sanırım bizim çocuklarımız da öyle diyecekler günü geldiğinde. .. Geçmişe duyulan özlem, aslında günündeyken tam yaşanıp değeri hakkıyla verilmemişlere duyulan özlem midir yoksa ? Oysa geçmiş geçmiştir, dönmeyecek… Güzel hatıralar hoş, ders almak, özlemek, anmak güzel ancak, şikayetlenmenin bu güne faydası yok…. Gelecek ise belirsiz, bir an sonra ne bekliyor bizi bilmiyoruz….. Onun için şimdiden hayıflanmak da ne denli boşa harcana zaman değil mi? Elimizdeki hazine ise şu an , içinde bulunduğumuz… Onu nasıl değerlendirdiğimiz…. Ben kendi adıma dedim ki: eğer mübarek Ramazan ayı bu kadar önemli, içindeki o mübarek Kadir gecesi ile birlikte iyi değerlendirildiğinde 80 yıllık ömre bedel ise….. O zaman neden şu önümüzdeki bir ayı hayatımızın en güzel Ramazan ayı olarak değerlendirmeyelim.?  Neden bu güne kadar yaş... Devamı

İncinme incitenden

2014-06-27 07:08:00
İncinme incitenden |  görsel 1
İncinme incitenden |  görsel 2

Âşık der incitenden İncinme incitenden Kemâlde noksan imiş İncinen incitenden. Kâmil insan olabilmenin düsturlarından biri belli ki incinmemek. Öyle diyor Alvarlı Efe Hazretleri yukarıdaki dizelerinde. Nefis terbiyesi, edeb, ibadetü taat, vird, tefekkür, Allah’a kurbiyet, takva gibi pek çok hasletin devamında basamak basamak ulaşılan İnsan-ı Kâmil mertebesi kolay elde edilemediği gibi demek ki incinmemek de hayli geniş bir gönül, kuvvetli bir irade istiyor. “İnsan (demirden sert) taştan berk, gülden naziktir.” atasözü, ruhunda iyilik ve kötülüğe dair tohumların bulunduğu insanoğlunun hem incitmeye hem de incinmeye meyyal olduğunu ne de güzel anlatıyor. Zira insan başkasının canını acıtmada mahirken, kırılıp gücenmede de bir o kadar narin ve hassas olabiliyor. Bir bakmışsınız, taş gibi dokunma derecesine göre değdiği yere zarar veriyor, bir de bakmışsınız en narin dokunuşlarda bile kırılıp zedelenmeye teşne bir çiçek oluyor. “Gönül öyle yol geçen hanı değil; Dergâhtır..! Öyle paldır küldür girip-çıkılmaz; Günahtır..!” derken kalbin ne kadar hassas ve değerli bir mekân, orada konaklamanın da ciddi bir bedeli olduğunu hatırlatıyor Mevlânâ. Gönle girip çıkmanın yolları da dil ve davranışlardan geçiyor malumunuz. Dil ki aynı maksadı kırıp dökerek de ifade edebiliyor, muhatabının kalbine taht kurarak da. Üslup ve kullanılan kelimeler bu sebeple hayli önem taşıyor. Bazen karşımızdakiyle samimiyetimiz hasebiyle teklifsiz ve kelimelerimizi ölçüp biçmeden konuşabiliyoruz. Genellikle bu davranışı, “Eşim, en yakın arkadaşım, annem, kardeşim… Onlarla da mı rahat konuşamayacağım?” savunmasıyla yapıyoruz. Karşımızdakini kırılabileceğimizi düşün... Devamı

MURAD GULEN

2014-06-24 09:55:00
MURAD GULEN |  görsel 1

Bugün 24 Haziran Rahmetli kardeşimin dünya hayatına merhaba dediği gün.. 29 yıllık hayatına 80 yıllık yaşam sığdırmış dünyada ender görülen doğru, dosdoğru bir insan... Mütevekkil, kararlı, yaptığı her işin en iyisini yapmaya çalışan, hiç yalan söylememiş , kırmamış, kırılmamış adam gibi adam... Öylesine hassas yaşadı ki şu dünya hayatında adeta çalı, diken dolu bir arazide ayaklarını kanatmadan yürümeye çalışan insan kadar dikkatliydi.. Atacağı her adımın muhasebesini yapardı... Derviş gönlü ile geldi bize ve insanlığa verbileceğinin en iyisini verdi.. İmtihanını tamamladı ve yine bir derviş teslimiyetinde vuslata erdi... 29 yıllık yaşamının son 10 senesinde aldığı her nefeste Allah dedi.. Ve Ramanın rahmetine kavuştu... Rabbim mekanını cennet eylesin... Her zaman dert ortağım , sırdaşım, oğlum , kardeşim, hocam herşeyimdi... 1991 yılında ben İngilterede iken yazdığı mektupları emaneti olarak saklıyorum.. İşte onlardan biri ile sözü yine ona bırakıyorum... Bu güzel gecede dualarım Muradım için... *** Hey Sen, Orada 3000 km ötedeki. Hayatın tüm cilvelerine göğüs gerip dimdik ayakta durabilen. Biricik kardeşin biricik ablası. Seni seviyor ve özlüyorum. Sen ki hayatın zorluklarından yılmayan, hatalılara boyun eğmeyen, zorbalara haddini bildirirken kaba kuvveti değil de kıvrak zekasını kullanan ... Ve biliyorsun ki lafla peynir gemisi yürümüyor. Hayatın dikenlerini, insanın midesini bulandıran milyonlarca faktörü, ardniyeti, insanın başına çöreklenmiş toplumdan dışlanma korkusunu bırak da bir düşün. Neyi diyeceksin? Güzel birşeyi mi diyeceksin? Sevgiyi mi? Doğayı mı? Yok! Ya hayat mı? kesinlikle hayır. Düşün katiksizliği, saflığı, eldeğmemişliği, dokunulmamışlığı,kullanılmamışlığı, salt ... Devamı

Bir Ruh Macerasi - Notlar

2014-06-17 03:23:00
Bir Ruh Macerasi - Notlar |  görsel 1

Galiba 7 yaşındaydım. Ne düşündüyse anneannem beni karşısına alıyor, birdenbire, "sana namaz kılmayı öğreteceğim" diyor. Abdest almayı öğretiyor. "Aynını sen de yap" diyor, abdest aldırıyor. Sonra da Sahra-ı Cedit Camiine götürüyor. Bu camide iki rekat namaz kılıyoruz.  "Arkamda dur, benim yaptıklarımı yap" diyor. İki rekat namaz, çok derin iz bırakıyor bende. O caminin yeşil ve maviyle bezeli bir ahengi var. Hayatımın ileri safhalarında, bir yol ayrımına geldiğimde bende çok çok canlı bir etki uyandıracak ve beni destekleyecek bir hatıradır bu; kimliğimi bulmamda çok etkisi oldu. Kırkımdan sonra Allah'a yöneldiğimde, ben Müslüman mıyım, Hristiyan mıyım, diye bocalarken; İKİ REKATLİK TECRÜBE İMDADIMA YETİŞTİ. Ayşe Şasa/ Bir Ruh Macerası Devamı

MEKTUPLAR ' DAN 1991- ISTANBUL

2014-06-15 03:55:00
MEKTUPLAR ' DAN 1991- ISTANBUL |  görsel 1

evrende biryerlerde  bir zaman ve bir yer Sevgili Ablacığım, Şimdi uçuk mektup zamanı. Umarım iyisindir. Son mektubun bana ümit verdi. Moralinin iyi olması güzel, bana da moral aşılıyor.  Aslında şöyle bir düşününce, insanın dünyada kafasını bozacak,onu yapmak istediklerinden , düşünmek istediklerinden alıkoyacak o kadar çok sebep var ki, bu bile insanın kafasını bozmamakta; ama hiçbirşeye karşı bozmamakta direnmesi için başlı başına bir sebep. Amacımız , makinanın bir vidası olup, ekonomik ömrünü tamamladıktan sonra hurdaya ayrılmakmı? Amacımız, makinanın herhangi bir parçası olmak mı? Örneğin bize elektronik beyin olmamız teklif edilse, yönetme imkanı tanınsa, iyi bakım yapılsa, yina aynı haltı yemiş ve makinanın parçası haline gelmiş olmayacakmıyız? Zaten bu makina tanrılarının , tebası içinden zeki olanlara karşı yürüttüğü tarih kadar eski bir oyun değil mi? Yanlış olanın ortağı olmak, daha da açıkçası kulu olmak, güç sahibi olmak pahasına oynanan riskli bir kumar. Her elektronik parçanın bir akım kaynağı, her akım kaynağının bir fişi ve fişi çekeni buluna... Makinaları yöneten makinaların bile... Durum böyle olunca fındık kabuğunu doldurmayacak tasaları olanların , yapay problemlerinin, fındığa can verenle ilgilenenler için hiçbir anlamı olmadığı ve hiçbir sorun yaratmıyacağını anlamak zor değil! Biz üzerimize kompleks oyunlar oynadığını sananlara karşı daha kompleks oyunlarla karşılık vermeyeceğiz. Çünkü altın olanın muhatabı hiçbirzaman teneke olmamıştır.Altın olan, en azından elmasla aynı kolyeye koyulmaya çabalamalı ve umut etmeli ki değerine değer katılsın... Burada tek içinde düşülmemesi gereken yanlı... Devamı

Insan

2014-06-15 00:11:00
Insan |  görsel 1

 İnsanlar ikiye ayrılırlar:  Başkaları için yaşayanlar, başkaları sayesinde yaşayanlar.  Sorun olanlar, çözüm olanlar...  Ümit kıranlar, ümit verenler...  Dert üretenler, devâ üretenler...  Şikâyet edenler, çare bulanlar...  Aynı havayı soluyan, aynı sıkıntıyı yaşayan, aynı sevince ortak olan iki insandan biri dert küpü olur çıkar, diğeri deva küpü.  Biri şikâyet üretir, öbürü çare.  Biri yük olur, öbürü yük taşır.  İç dünyalarda düğümlenir bütün iş.  Afâkî âlemden kopup gelen her malumat, her olay, her keyfiyet, bizim ruh dünyamızı zihniyet dünyamızı, gönül iklimimizi nasıl ve neye göre biçimlendirip işlettiğimize göre dönüşür, değişir.  Ağaç olmalı her insan...  Ağaç gibi olabilmeli mü`min.  Müslüman Müslüman`a kötülük etmemeli...  Müslüman kimseye kötülük etmemeli...  Kötü ortamı mazeret belleyip dönüşmemeli...  Bilakis, dönüştürmeli.  Ağaçlardan ders almalı.  Karbondioksit aldığı ortamlardan bile oksijen üretmeli...  Ve ağaçlar misali, birbirine bakmalı, birbirine destek olmalı...  Orman olmalı...  Metin Karabaşoğlu... Devamı

MUTLU OLMAK ICIN

2014-06-02 07:01:00
MUTLU OLMAK ICIN |  görsel 1

Bu gun yine sıcak ama gerçekten sıcak bir yaz sabahına günaydın dedik. Bu coğrafyada çoktan yaz ortası oldu bile.. Artık gökyüzü kum rengi, o güzelim maviyi görebilmek çok zor.... Sarı , puslu , nemli bir sıcak kaplamış her yeri..Geceler de nemli , puslu, bogucu... Artik Eylul sonuna kadar hafiften serin esen ruzgara bile hasret olacagiz... Dürüstçe söylemek gerekirse bazen düşünüyorum niye burdayım diye.. Oysa ben masmavi gökyüzüne . yemyeşil ağaçlara çimenlere aitim. Öyle bir ortamda mutlu hissederim kendimi. O zaman daha bir ilham gelir, içim kıpır kıpır , dudaklarımda sevdiğim şarkının melodisi kendimi kuşlar gibi özgür hisseder , sevinç dolu olurum. Evet bu gördüğüm sarı puslu , kum rengi gökyüzü , duru mavisi bulanmış deniz ve yaprakların yeşili solmuş palmiyeler için ne hissediyorum acaba... Mutlu olmak , şükretmek, sevinmek için yeşile ve maviye kavuşmayı mı beklemeliyim....?? Ama hani an bu andı yaşanacak ... Belki bir an sonrası olmayacak... Mutuluğu kurallara ve mekanlara bağlamaya, sevinci,sevmeyi ve elimizde olana şükür etmeyi ertlemeye ne zamanımız ne de hakkımız vardi hani. Her güzellik kendi mekanında ve zamanında, ortamında güzel... Eğer öyle olmasa Rabbim öyle yaratmazdı değil mi. ? Neyi neyle kıyaslıyoruz ki... Yeşil yağmurla, çöl sıcakla güzel... Kar dağlarda ve soğukla var... Deniz ise her haliyle gizemli ... Tıpkı bir ayna gibi .... Kurşuni iken hüzünlü, masavı sevinçli, yeşil iken romantık ve dinlendirici , bulanik iken saklar bütün içindekileri, gizemli.... Ama her hali bir başka duruştur, başka bir deyiş, bir başka güzellik... Bu güzellikleri göremeden hep aynı hayalin peşinde koşmak ve mutluluğu hep orada sanmak ne kadar d... Devamı

Bir Anda Hersey Olabilir !!!

2014-05-25 00:49:00
Bir Anda Hersey Olabilir !!! |  görsel 1

Bir Anda Her Şey Olabilir! Evet.. Şu sakin-dingin yaşadığın hayatın, bir anda tepe-taklak olabilir biliyor musun?. Şu senin sandığın vücut ülken, bir anda senden alınır. Bir hastalık, bir trafik kazası, ya da bir serseri kurşunla.. Bir anda her şey olabilir!.. Şu sahibi olduğun(!) dünya, her an kayabilir ellerinden! Güle-oynaya keyfederken, ya da en tatlı uykundayken sen, birden yer sarsılabilir.. Günlük güneşlikken her yer, aniden tepende şimşekler çakar, gök suyunu boşaltır.. Seller önüne katar, o en değer verdiklerini..  Araban, evin, canından sevdiklerini, her şeyi.. Bir anda dağlar pamuk yumağı gibi atılır! Ve sen büzülüp bir köşede eli-kolu bağlı, çaresiz seyredersin, “senin” zannettiklerinin, bir bir yok oluşunu..Kıyıdan seyredersin ancak öylece.. Bir anda her şey olabilir!.. Yerlerin, göklerin ve içindekilerin sahibi O’dur, çünkü. Sahib O’dur. Hüküm O’nundur. Mülk O’nundur! Mülkünde dilediği gibi tasarruf eder. Bir anda her şey olabilir!.. Fanisin! Acizsin, zayıfsın, hükmün “benim” dediklerine bile geçmez!  Senin halin, tıpkı bir ağacın gölgesinde azıcık dinlenen yolcu misali.. Sakın sahiplenme! Ne canını ne de malını ne de dünya ve içindekileri.. Bir üst geçitten geçer gibidir dünya hayatı, uyan!.. Hangi akıllı, üstgeçide yatak serer, eşyalar doldurur, düşünsene? Misafirsin sen unutma! Misafirken bu dünyada, ev sahibi gibi yaşama! Bunu idrak et ve yaşamını bu idrak doğrultusunda yön... Devamı

HAYATIN DIGER %90'I

2014-05-24 20:31:00
HAYATIN DIGER %90'I |  görsel 1

Hayatın %10'u , başınıza gelenlerden oluşur. Hayatın diğer %90'ı ise sizin bu başınıza gelenlere nasıl davrandığınızla gelişir. Ailenizle kahvaltı yapıyorsunuz. Kızınız, çay fincanına çarpıyor ve bir fincan çay gömleğinizin üzerine dökülüyor. Biraz önce olan olay üzerinde hiç bir kontrolünüz yok. Sonradan olacaklar ise sizin davranışınıza göre belirlenecek: Lanet ediyorsunuz. Çayı üzerinize döktüğü için kaba bir şekilde kızınızı azarlıyorsunuz. Kızınız üzülüyor ve ağlamaya başlıyor. Kızınızı azarladıktan sonra eşinize dönüyor ve çay fincanını masanın kenarına çok yakın koyduğu için eleştiriyorsunuz. Bunu kısa bir sözlü tartışma takip ediyor. Öfkeyle odaya gidiyorsunuz ve gömleğinizi değiştiriyorsunuz. Odadan çıktığınızda kızınızı, ağlamaktan dolayı kahvaltısını bitirememiş ve okul için hazırlanamamış bir halde buluyorsunuz. Kızınız servisi kaçırıyor. Eşinizin işe gitmek için hemen çıkması gerekiyor. Hemen aceleyle arabanıza koşuyorsunuz ve kızınızı okula bırakmak üzere hareket ediyorsunuz. Geç kaldığınız için, saatte 40 km hız sınırlaması olmasına rağmen saatte 80 km hızla gidiyorsunuz. 15 dakikalık gecikmeden ve hız limitini aştığınız için ödediğiniz 83 milyon trafik cezasından sonra okula ulaşıyorsunuz. Kızınız size "Hoşça kal" demeden binaya koşuyor. İşyerinize 20 dakika gecikmeyle geliyorsunuz ve evrak çantasını evde unuttuğunuzu anlıyorsunuz. Gününüz korkunç bir şekilde başladı! Devam ettikçe, kötüleşiyor, daha da kötüleşiyor sanıyorsunuz. Eve gitmeyi dört gözle bekliyorsunuz. Eve ulaştığınızda eşiniz ve kızınızla olan ilişkilerinizde araya sıkış... Devamı

GECE

2014-05-22 08:47:00
GECE |  görsel 1

Her kapıyı açan tek anahtar vardır: Samimiyet. Bütün samimi , içten, gönülden dostlarıma hayırlı geceler diliyorum... Geceniz huzurlu , inşirah dolu , sekınet dolu olsun. Her ani altın değerinde olan bu gün ve gecelerde gelin zamana bir adres bırakalım her davranışımızla.... Her düşüncemizde güller açsın.. Kainata açalım gönül gözümüzü... Yüreğimiz aşk ile çarpsin.. Gecenin dinginliğinde ve derinliğinde , İlahi huzurda hissedelim varlığımızı her an... Dilimizden zikir eksik olmasın... Selam olsun, Sevgi olsun Dua olsun Nur olsun... Rabbime emanet olun.. Devamı

"Her duyduğunu söylemesi, nakletmesi, anlatması kişiye günah ola

2014-05-17 22:16:00
Her duyduğunu söylemesi, nakletmesi, anlatması kişiye günah ola |  görsel 1

"Her duyduğunu söylemesi, kişiye yalan olarak yeter."(1) Anlatılacak sözlerin doğruluğunu tespit etmeden ve duyduğu her sözü herhangi bir araştırma yapmadan nakleden insanın bu yaptığı, yalan söyleme anlamına gelir. Bu sebeple insanın, duyduklarını başkasına nakletmeden önce, onların doğru olup olmadığını iyice araştırması, doğruluğunu tespit ve tahkik etmesi gerekir. "Ben duyduğumu söylüyorum." savunması bizi sorumluluktan kurtarmaz. Herkes her duyduğunu anlatacak olursa, ortalık yalan dolandan geçilmez hale gelir. Onun için Sevgili Peygamberimiz (s.a.v):  "Her duyduğunu söylemesi, nakletmesi, anlatması kişiye günah olarak yeter." (2)  buyurarak bizleri uyarmıştır. Rabbimiz ne güzel buyurmuş: "Ey iman edenler! biri, size bir haber getirirse, ona inanmadan önce doğru olup olmadığını iyice araştırın. Yoksa bir topluluğa yanlışlıkla, bilmeden kötülükte bulunur, incitirsiniz de sonra yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız. " KUR'AN (49 Hucurat, 6) " Her duyduğunu söylemesi, kişiye yalan olarak yeter." Hadis-i Serif  Kaynaklar: 1.Müslim, Mukaddime 5. 2.Münavi, Feyzul-Kadir 5/2.     ... Devamı

HAYIRLI CUMALAR

2014-05-17 05:58:00

Maneviyat dolu bu CUMA gününde kanayan yüreğimden kopup gelen dualarım SOMA'daki kardeşlerim için, ebedi hayata göçen , hala madende mahsur kalan kardeşlerim... yaralanan kardeşlerim, aileleler, eşler, analar babalar, kardeşler, evlatlar... Bu sadece cennet yolcularımızın değil, insanlığımızın imtihanı... Rabbim bu ağır imtihanda yardımcımız olsun.... Biz susalım birazcık artık dualarımız konuşsun...... Devamı

ANNECIGIME

2014-05-12 07:53:00
ANNECIGIME |  görsel 1

  Bu günkü öykünün kahramanı Fikriye Anne..  Fikriye Anne bugün 68 yasında haftada 5 gün sabah erkenden kalkıyor evinin işini , yemeğini yapıyor sonra yaptığı börek çörekleri de yanına alıp mesaisinin başına koşuyor. O Onko-day (Bursa onkoloji derneği) gönüllüsü. Haftanın 5 günü tam gün dernekte. Haftada bir hastahane nöbeti var. Onkoloji bölümündeki hastalara ziyaret yapıyorlar.Onlara moral aşılıyor, bütün ihtiyaçlarıyla ilgileniyorlar. On yıldır bu tempoda çalışıyor. Fikriye Anne bundan 13 yıl önce biricik oğlunu Muratını trafik kazasında ebedi hayata, Hak ka yolcu etti. Hemen ardından 1999 depremi geldi, ülke derinden sarsıldı. Deprem sabahı dedi ki kendi kendine ’ benim acım büyük ama şimdi memleketimin acısı çok daha büyük birşeyler yapmalı…’  Daha önceden arada sırada ziyaretine gittiği Onko-day kervanına katıldı, yardım topladı deprem bölgesine gitti. oradakilerin yaralarını sarmak için . O gün bu gündür ihtiyacı olanların hizmetinde. Fikriye anne Onko-day yönetiminde, çocuklardan sorumlu. Bugünlerde yüz – yüz on kadar çocuğu var. Hepsi ile tek tek ilgileniyor tedavilerini, psikolojik desteklerini, ilaçlarını, uzaktan geliyorlarsa tedavi sırasında kalacak yerlerini, ihtiyaçlarını, okullarını, burslarını, doğum günlerini, özel problemlerini ve ailelerini takip ediyor.Tek tek ihtiyaçlarını tespit edip onlar için kah burs aramaya çıkıyor, kah eşya, kah gıda… Evi herkese her daim açık. Telefonu da 24 saat susmuyor. Bayram öncesi kendi elleriyle giydirdikleri sevindirdikleri çocuk sayısı çoktan yüzü aştı.. Hatıralarını yazdığı günlükleri kaç cilt oldu bilmiyorum. ... Devamı

INSAN

2014-05-06 19:20:00
INSAN |  görsel 1

Tam gün batımı , güneşin kızıl sarı ısınları ile boyanmış yeryüzü.... Denizin mavisı, gökyüzü, çatılar, göğe doğru yükselen camla kaplı binalaların yüzleri hep turuncu ışın hüzmeleri ile kaplanmış. Yangın yeri … Hafif bir serinlik çökmüş ortalığa, gündüzün nemi sıcağında nefes alamayanlar sokaklara dokulmuş.. Akşam ezanı yankılanıyor minarelerden… Bir gün daha sona eriyor… Akşamın alacakaranlığı çökerken yavaş yavaş insanın gönlüne de bir hüzün , bir ürperti düşüyor. Gecenin sessizliğinde kendini daha mı iyi dinliyor insan… Ondan mıdır bu ürperti… kendiyle başbaşa kalması zordur aslında… Kendine dönüp vicdan aynasından bakabiliyorsa insan en değerli vakitlerdir bunlar.. Yedi küsur milyar insanın yaşamını sürdürdüğü bir dünyadayız. Nefes alıp veriyoruz. Öyle yada böyle bir topluluğun içindeyiz, sosyal ilişkilerimiz , bir çevremiz var. Yiyip içiyor, temel ihtiyaçlarımızı , hatta fazlasini karşılıyor, kimi etrafımızdakilerle anlaşıp mutlu oluyor, bazen seviyoruz onları ve de sevildiğimizi düşünüyoruz kimi zaman… Bazen mutlu bazen üzgün hissediyoruz kendimizi… Kırıldığımız gücendiğimiz anlar da oluyor, hatta öfke , kıskançlık, pişmanlık gibi duyguları bile barındırıyoruz içimizde… Sabahları uyanıyoruz ya yeni güne… Selamlıyoruz ya bütün mahlukatı, insanları ve doğayı.. Demek ki yaşamamız gereken anlar var daha… Yoksa her ne kadar düşünmek istemesek de bu yaşamın bir sonu olduğunu , dünya hayatının geçiciliğini hatta ne zaman konup göçeceğimizin de belirsiz olduğunu çok iyi biliyoruz… Biliyoruz da hatırlamak istemiyoruz. O kadar çok iş v... Devamı

UC AYLAR VE KANDILIMIZ MUBAREK OLSUN

2014-04-30 23:18:00
UC AYLAR VE KANDILIMIZ MUBAREK OLSUN |  görsel 1

Sevgili Dostlar uc aylar basliyor , Yarin da Regaib kandili. Bu vesile ile hepinize en guzel dileklerimi ve dualarimi gonderiyorum... Bunlarin yanisira asagida konu ile ilgili Sayin Sabri Tandogan'in yazdigi  guzel bir yazi da var, zaman ayirip okumaniz dilegi ile.. Rabbime emanetsiniz... Efendim, şükürler olsun “Üç Aylar”a yeniden kavuşmak nasip oldu. Her iyiliğe kat kat karşılık verileceği müjdelenen bu kutlu ayların bütün İslam Âlemine ve bütün insanlığa hayırlar ve bereketler getirmesini niyaz ediyorum. Değerli Dostlar, bizler de bu mübarek zamanları bir fırsat bilerek günlük yaşantımızda bazı ezberlerimizi bozalım, köklü değişlikler yapma yoluna gidelim. Kendimize çeki düzen verelim. Hem şu geçici dünya hayatımızı, hem de sonsuz ahiret hayatımızı cennete çevirmeye bakalım. Affedelim, verelim, paylaşalım, sevelim, sevindirelim, Allah’a yaklaşmak için türlü bahaneler arayalım. İnşallah bu müstesna zamanların rahmet ve bereketiyle bütün bu gayretlerimizin meyvesini en güzel şekilde almak, yenilenmiş, arınmış, adeta yeniden doğmuş gibi hayat yolculuğumuza devam edebilmek cümlemize nasip olur. Selam, sevgi ve saygıların hiç bitmeyecek olanı ile… Sabri Tandoğan mübarek Üç AYLAR bereketiyle çok istifade edeceğimiz bazı hususlar 1.Evlerimizde bol bol Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şerif okumak. 2.Ya hayır söyle, yahut sus Hadis-i Şerifini bu üç aylar içinde ölüm bahasına da olsa gerçekleştirmek. 3.Az yemek. 4.Az konuşmak. 5.Gıybetten ne bahasına olursa olsun uzak kalmak. 6.Hırsız da, uğursuz da, zinâkar da olsa hiç kimseyi eleştirmemek. Sadece kendi hata ve kusurlarını düşünüp Allah’tan af dilemek, tövbe et... Devamı

COCUKLARIMIZI NASIL KORUYABILIRIZ

2014-04-30 18:18:00
COCUKLARIMIZI NASIL KORUYABILIRIZ |  görsel 1

Amerika’da, bir yabancı adam, 8 yaşındaki erkek çocuğun yanına geldi ve bazı aksilikler olduğunu, annesinin kendisini yolladığını, çocuğun kendisi ile gelmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine çocuk adama sordu: Pekala o zaman şifreyi söyle, nedir? Adam bunu duyunca, hızlıca çocuğun yanından kaçtı. Çünkü; Annesi daha önce çocuğu ile konuşmuş ve aralarında bir şifre oluşturmuşlardı. Şifreyi söylemeyen hiç kimse ile gitmemesi gerektiğini tembihlemişti. Ve bu küçük ayrıntı, belki de küçük çocuğun hayatını kurtarmıştı. Çocuklarınızla konuşun. Aranızda bir şifre oluşturun. O şifreyi söylemeyen kimse ile gitmemesini söyleyin. Belki de bu şekilde çocuklarımızı biraz daha koruyabilir, hiç olmazsa kendi dünyamızı biraz daha emniyetli hale getirebiliriz.  ... Devamı

YAKINLIK

2014-04-25 23:03:00
YAKINLIK |  görsel 1

Hayat dediğimiz hengame, iki insan arasındaki mesafeden ibaret. Birbirimizin ruhuna değebilmek için çırpındıkça çırpınıyor, bitap düşüyoruz sonunda. O mesafe bir türlü kapanmıyor, kapanamıyor. Kâh, içine kapanarak yakınlığı arıyor insan. Kâh, içini dökerek. Kâh alıp başını giderek. Ne içine dönmek sorunları çözüyor hayatta. Ne de gitmek. Çünkü insan gittiği yere kalbini de götürüyor. Her adım ömürden düşen bir gün çünkü. Her adım bir ayrılık. Kalbin istediği bir damla yakınlıkken, her ayrılık biraz daha mesafe... MUSTAFA ULUSOY- Yakınlık. Devamı

KENDIMIZ

2014-04-25 22:47:00
KENDIMIZ |  görsel 1

“Herkes, kendini çok iyi tanıdığını sanır  ama en az tanıdığımız kendi ruhumuzdur..” Mustafa Ulusoy Devamı

HUZUN

2014-04-25 16:03:00
HUZUN |  görsel 1

Bu gün hüznün kaçıncı günü bilmiyorum  Diyeceksin ki, hüzün hiç ayrıldı mı ki bizden?  Olsun.  Hüzün yakışıyor bize.  Yağmurun toprağa yakıştığı gibi;  Çocuğun yüzündeki gülücük kadar güzel duruyor üzerimizde.  (Bekir Urfalı)... Devamı

DOSTA SELAM

2014-04-25 15:54:00
DOSTA SELAM |  görsel 1

" İyi arkadaş, güzel koku satan gibidir. Sana, koku sürmese bile yanında bulunduğun müddetçe güzel kokusundan faydalanırsın."  Muslim.  Bütün Güzel arkadaşlarıma dostlarıma; Bu guzel. yine yeniden merhaba dediğimiz sabahta maneviyat dolu Cuma gunune uyanirken ; hayırlı huzurlu günler, zamanlarına bereket , gonullerine bir dua serinligi. ruhlarına inşirah diliyorum.... Uzaklardan bir güzel selam, bir yürekten dua ve en içten sevgilerimle....     Devamı

HAYIRLI CUMALAR

2014-04-25 15:51:00
HAYIRLI CUMALAR |  görsel 1

  Hayırlı Cumalar hayırlı sabahlar ... Bu diyarda bir seher daha güne dönüyor... Günün ilk ışıklarıyla kaplandı her yer.. az sonra güneş o güzel yüzünü gösterecek.. Camın önünde bekliyorum... Penceremin önünde uzanan minik körfezde deniz gri , gök gri mavi şu an ve yavaş yavaş çizgi çizgi beliren , güneşin müjdecisi oln turuncu ışık hüzmeleri... :)))  Alemlerin Rabbine hamdolsun.. Bize yine yeniden bir gün daha nasib etti.. Hakkıyla yaşıyanlardan olalım inşaAllah...  Bu güzel Cuma sabahında Her niyetimiz hayr için , her davranışımız Hayra vesile olsun... Rabbim gönlümüze dalga dalga inşirah doldursun... Üzerimize bir sekınet indirsin.. Duru bir bakış ve görüş ile gercekleri gorebilmeyi nasip etsin .. Kalp gözlerimiz açık, gönlümüz ihlasla dolu , sevgi her yanımızı kuşatmış , her nefeste Allah ile olan kullardan olalım inşaAllah... YA Rabbim,Ya Ferd , Ya Hayy , Ya Kayyum , Ya Hakem , Ya Adl ,Ya Kuddüs Sen bize insan gibi insan ve sana kul olabilmeyi nasib eyle.. Amin.. Devamı

SEVGI

2014-04-25 15:48:00
SEVGI |  görsel 1

  Sevgi bakıştır  Sevgi, selamdadır  Sevgi, tebessümdedir  Sevgi, hatır soruştadır  Sevgi, yardım ediştedir  Sevgi, bazan bir geçmiş olsunda, bazan da bir teselli tavsiyesindedir  Sevgi, pişirilen yemektedir  Sevgi, "Höşgeldin" de, "Güle Güle" de, "Allaha ısmarladık" tadır  Yürekte gerçek sevgi gerçekten varsa, herşey sevgidir  Görünüşe, etkisi, hissi ne olursa olsun herşey sevgi olur Ve seven sevdiğine, "Senden gelen başım gözüm üstüne" der  Bu sırrı yaşayan bir Allah dostu gibi, uzun süre hasta olmayınca, dertlenmeyince, ellerini ve gönlünü açıp, "Rabbim beni terk mi ettin? Diye sorar  Sevgi,kal değil,hal işidir  Sevgi,ruhun dilidir O konuşmaya başladı mı,öteki diller susar Konuşsalar da ,sesler,sözleri duyulmaz olur  Sevginin konuştuğu yere konuşlanır  Sevginin olduğu yerde, atmosfer sevgiden ibaret hale gelir Kurt ve kuş sevgiden başkasını bilmez olur  Sevgi,intisap sırrıdır  Ait olduğu kaynağı keşfettiğinde,kanatlanır,kanatlandırır Kabına sığmaz olur Dolar taşar,gizlenemez bir muhabbet coşkunluğu  ile çevresini kuşatır  Bu sebeple de kabı dar ve küçük olanları zıvanadan çıkarır Devamı

HATA

2014-04-25 15:43:00

"Bir çocuğun elinden şekerlemesini alırsanız, o hırsından geriye kalanları da fırlatır!" Yaşamında yeni bir sayfa açmayı beceremeyenlerin en büyük hatası budur işte! Geçmişlerinden ötürü bütün hayatlarını mahvetmeye çalışanların... Nasıl tevbe edeceklerini bilmeyenlerin... Nedir o hata? İşlenen günahların ceremesini bütün hayata ödetmek! Kendini kendinden ötürü cezalandırmak! Kısaca, gelecekten ümid kesmek! Gelecekten, yani O'ndan! Hakkın rahmetinden! Dücane Cündioğlu ******** ''Nur ile bakınca gönül, nar'ları Nur'dan bilir, Kimsede noksan aramaz her şeyi 'Yar'dan bilir..! Peki ya dua.. Ah ! Dua olmasa , nasıl görürdü umutlarımız Güneşi.. Ağladın mı…! Daraldın mı…! Kalbinmi kırıldı…! Derdin mi çok…! Neden daraldın…! Rahat değil misin…! (…) Bak o zaman ne söyleniliyor: “ELA BİZİKRİLLAHİ TATMEİNNUL KULÜB” “(Kalpler ancak Allah’ı zikir ile mütmâin olur)” (Rad – 28) Hiç kimse, yapmış olduklarına mukâfat olarak,onlar için gözaydınlığından nelerin saklı olduğunu bilmez. (Secde süresi 17) Kitab’a sımsıkı sarılanlara,namazı dosdoğru kılanlara gelince,şüphesiz biz, iyiliğe çalışan kimselerin mukâfatini zayı etmeyiz. Araf 170 .....Ve ben, Rabbim, sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım. - Meryem Süresi 4 HAYIRLI CUMALAR .... Muhabbetle....... Devamı