KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

2010-11-14 06:27:00

    Bilgisayarın başına oturdum, Klavyem parmaklarımın ucunda , bayram mesaji yazmak istiyorum tüm dostlara… nasıl başlasam… yazıp yazıp siliyorum, begenemiyorum… Kelimeler yetmiyor, anlam ifade etmiyor… daha dogrusu duygularimi, dusuncelerimi , dileklerimi aciklamaya yeterli gelmiyor. Her birine bin anlam yuklemek istiyorum…..   Kurban Bayraminin manevi anlami oyle derin ki aslinda.. Insanin birseyleri Allah ugrunda feda edebilmesi, nefsine hakim olabilmesi , sevgisini merhametini tum insanlarla paylasabilmesi, maddi manevi birbirlerine el uzatip destek olmasi, kendileri icin istediklerini tum insan kardesleri icin istemesi demek bu bayram. Yasaminda yeni bir  baslangic. Bir donum noktasi..  Insanoglu nefsi ile hep mucadelede ve isteklerinin esiri olmus cogu kez.  Icinden bir ses iyiye, olumluya yonelik davranislarini ertelemesi icin hep bahaneler yaratmakta.. Hadi simdi bosver sonra yaparsin diye aklini celmekte..  Bu nedenle bu mubarek gunlerde, eristigimiz Kurban Bayraminda ,  her guzellige kucak acmak icin bir milat bekleyenlere cagri;  Daha da bir ozenle gozden gecirelim hayati ve  davranislari. Elimizdeki nimetlerin farkina varalim, şükrünü edelim... Gözlerimizi daha bir dikkatle cevirelim etrafimizda suregiden yasamlara. Eger bir duvar orduysek, eger bir fanus icine hapsettiysek kendimizi yikalim bu engelleri. Allah rizasi icin acalim gonlumuzu herkese, sevelim insanlari, canlilari , tum yaradilmislari, evreni.... Gozlerimizi otelere cevirmeyelim , gercekleri gorelim... Ne kadar sansli, ne kadar ozel oldugumuzu farkedelim...  Her aldigimiz nefes icin sukredelim Rabbimize...   Yanimizdaysa sevdiklerimiz , daha bir sarilalim onlara, degerlerini daha bir anlayalim; dusunelim sevdiklerine kavusamayanlari, ya da hic kavusamayacak olanlar... Devamı

SORULAR CEVAPLAR

2009-03-29 15:40:00

Bir gün, bir adam Peygamber Efendimiz'in  yanina gelerek, "Size dünya ve ahiretle alakali soracak sorularim var." der.Bunun üzerine Peygamber Efendimiz  o kimseye, "Ne istiyorsan sor." buyururlar. Ardindan o kisi ile Peygamber Efendimiz arasinda bizim de pek çok dersler çikarabilecegimiz su diyalog yasanir: Insanlarin en zengini olmak istiyorum. Ne yapmaliyim?Kanaatkâr olursan insanlarin en zengini olursun. Insanlarin en hayirlisi olmak istiyorum. Nasil olabilirim?Insanlarin en hayirlisi, insanlara en faydali olandir. Sen de insanlara faydali ol. Insanlarin en adaletlisi olmak istiyorum. Adil kisi nasil olur.Kendin için istedigini insanlar için de istersen insanlarin en adili olursun. Insanlar içinde Allah'a en yakin, O'nun en has kullarindan olmak istiyorum.Allah'i çok zikredip anar ve hatirlarsan o zaman Allah'in en has kulu olursun. Muhsinlerden, iyilik edenlerden olmak istiyorum.Allah'a, O'nu görüyor gibi ibadet et, her ne kadar sen O'nu görmesen de O seni görüyor. Imanimi kemâle erdirmek istiyorum.Güzel ahlakli olursan imanin kemâle erer. Insanlarin en kerimi olmak istiyorum.Allah'a kullarini sikayet etmezsen insanlarin kerimi olursun. Kiyamet günü nur içinde hasrolmak istiyorum.Hiç kimseye zulmetme, kiyamet günü nur içinde hasrolursun. Önce kendine ve insanlara merhamet et ki; Allah da sana merhamet etsin. Rizkimin bol olmasini istiyorum.Temizlige devam edersen rizkin bol olur. Dualarimin kabul edilmesini istiyorum.Haramlardan sakinirsan dualarin kabul olur. Allah'in beni baskalarinin yaninda rezil etmemesini istiyorum. Namusunu koruyup iffetli ol ki; insanlar yaninda rezil olmayasin. Allah'in ayiplarimi, kusurlarimi örtmesini istiyorum. Musluman Kardeslerinin ayiplarini örtersen Allah da senin ayiplarini örter. Allah yanin... Devamı

PISMANLIK DUYMAK ISTEMIYORSAK

2009-03-28 07:57:00

Eğer hayatımızda pişmanlıklarımızın olmasını istemiyorsak bazı seçimleri doğru yapmamız gerekir.Hayat arkadaşını , eşimizi doğru seçmemiz gerekir.Doğru eş dışarıda tanıştığın her zaman uzun zaman flört ettiğin kişi değildir. Çünkü bu şekilde insan ancak nefsinin ve cismanı isteklerinin esiri olabilir. Önemli olan seninle aynı dünya görüşüne sahip,Aynı manevi değerlere inanan,Aile kurmanın de kadar önemli ve kutsal bir vazife olduğunun farkında olan,Yaşam tarzlarınızin aynı olduğu , En az senin kadar Rabbini tanıyıp sevenAile kurmanın geçici bir heves olmadığını, evliligin isteklerini tatmin yeri olmadigini  bilen Zor zamanların da hep yanında olacağını bildiğin,Hayatta, başına olumsuzluklar geldiğinde sana hep destek olacak Ancak hata yaptığında gönül rahatlığı ile sana doğruyu söyleyebilecek, Allah’ in izin ve yasakları konusunda birbirinize her zaman öğretici ve uyaracı olabileceğinizPırıl pırıl ve tertemiz , Allah yolunda bir nesli birlikte omuz omuza yetiştirebileceğin,İlim konusunda birbirine öğretmen olacak, eksik ve yanlışlarını birlikte düzeltebileceğiniz, Hayatı boyunca ne olursa olsun sana hiç ama hiçbir zaman yalan söylemeyecekKendi ailesine sonsuz sevgi ve saygi gosteren ve senin ailene de kendi ailesine gösterdiği saygıyı gösterecek,İnsanın hayatında ailesinin ve akrabalarının önemini anlayacak onlarla yaşamı paylaşacak,Bütün insanları ve kainatı birlikte sevebileceğin,Birbirinize her durumda ve her şartta karamsarlığı, nefreti, olumsuzlukları, sevgisizlikleri, insanlara güvensizliği ve kızgınlığı değil de Peygamber efendimizin sünnetinde olduğu gibi dürüstlüğü, sevgiyi, affediciliği, kusurlarını kapatıp insanları Allah rızası için sevmeyi, olumsuz olaylara karşı olumlu tutum içinde bulunmayı telkin edebileceginizEvde ne senin ne de önün sö... Devamı

GUZELIM PARKLAR

2008-05-07 11:37:00

  Bu gun yine cok sicak ve gunesli bir gune uyandik. Oturma odamin penceresinin onunde bu satirari yaziyorum. Pecereden baktigimda gorus alanimda cok guzel bir cami, yemyesil, pembe ciceklerle bezenmis park, ve masmavi deniz var. Inanilmaz derecede mutlu ve huzurlu hissediyorum kendimi. Allahima sukurler ediyorum tek tek butun nimetleri icin... Sadece alabildigimiz nefesin bile sukrunu eda edemiyorum... Her dakika sukretsem bu nimetlerin hakkini veremem biliyorum.   Disarida hava 40 derecenin uzerinde sicak, ogle saatlerinde 45 oluyor son gunlerde. Bu sicakta bu yemyesil park benim en buyuk sevincim.... Oyle guzel bakiyorlar ki cicekler. Çimenler hic kurumuyor. Hep canli hep hayat dolular.. Iste bunde bana bir isaret var....   Her gun gozumun onunde o isciler tek tek agaclarla ilgileniyor. Her zamani geldiginde sulama musluklarini aciyor, can sularini veriyor... Cicekleri duzenliyor, kuruyan yapraklarini temizliyorlar... Ve park hep yesil, hep canli kalmaya devam ediyor... Demek ki basarili olmanin arkasinda sabirli olmak yatiyor... Of niye hergun bunu yapiyorum demeden sabirla ve azimle devam edeceksin ki hayatin bizim park kadar canli olsun. Sartlar ne kadar olumsuz ve kotu olursa olsun sabirla devam etmek gerekiyor .... Iste her gun gozumun onunde.. Bir seferinde sulama musluklari acilmasa bu dayanilmaz sicakta o cicekler kavrulur gider... Demek ki yasamin her evresinde , her ne icin olursa olsun vazifelerimizi gorevlerimizi hic ihmal etmeyecegiz, sevgiyle , sevincle sebatla calisacagiz ki sonuc husran olmasin...   Aslinda baska bir acidan bakacak olursak bu sanirim iman icin de gecerli... Ibadetlerimizi, sukurlerimizi, zikrimizi hep , her daim zamaninda yapacagiz ki imanimiz da hep diri , hep canli kalsin. Yoksa icinde bulundugumuz dehsetli zamanda disarida bizim gonlumuzu kavurup daglayacak, yeseren guzellikleri , iyilik duygularini, hasletleri, edebi bir anda soldurup yok edecek pekcok etken kol geziyor.... Biz gonlu... Devamı

RAMAZAN ANILARI

2007-09-15 07:02:00

On beş yıl önce, İngiltedeyim. Dil okulu için gitmiştim ve pansiyoner olarak bir evde kalıyordum … Ev sahibi bayan 50 yaşlarında İngiliz , beyi Fransız… Brezilyalı bir kızla aynı odayı paylaşıyorum. Bir başka odada ise Japon bir kız daha kalıyor. Birbirimize alışmaya ve yarıbuçuk dilimiz ile anlaşmaya çalışıyoruz. Ev sahibimiz her sabah kahvaltımızı ve akşam yemeğimizi hazırlıyor . yemekten sonra sofrayı kaldırmaya yardım etmek istiyorum. "hayır gerek yok bu benim görevim diyor' İsrar ediyorum Evde de hep böyle yaptığımı burdada kendimi evde gibi hissetmek istediğimi söylemeye çalışıyorum. Zorla kabul ediyor.   Bir buçuk ay kadar sonra Ramazan Ayı geliyor. Kadıncağıza gidip oruç tümam gerektiğini bunun için de sabah yemek hakkım olan kahvaltımı yatmadan önce yada gece yiyip yiyemeyeceğimi soruyorum. "Peki olur diyor sen bana ne zaman başlayacağını söyle ." "Ama diyorum biz bütün gün yemek yemiyoruz , akşam yemeğini ise tam hava kararacak olduğunda yiyiyoruz. Sizin yemek saatine hiç uymuyor ben sizden yaklaşık bir buçuk saat sonra yemeliyim. Siz benim payımı ayırırsınız ben de sonra ısıtır yerim." Ona da tamam diyor. Çok seviniyorum. Gerçekten de söylediğim gece saat 12 de kadıncağızı mutfakta bana kahvaltı hazırlarken buluyorum.   Ertesi akşam yemeğimi tek başıma hava kararınca yiyiyorum. Sabah ev sahibim beni yanına çağırıyor, bir kağıt uzatıyor hayretle bakıyorum bir ımsakiye… Kocasının işyerinde bir müslüman varmış ondan istemişler ben yemek saatlerimi daha iyi bileyim diye..... Çok seviniyorum, teşekkür ediyorum. Elimden ımsakiyeyi alıp buzdolabının üzerine aşıyor "Biz dün akşam öbür kızlarla ve eşimle konuştuk ve bir karara vardık. Seni yemek için öyle tekbaşına bırakmak , sonra yanlız yemen içimize sinmedi. Her akşam yemeği bu saat takvimine göre hazırlayacağım sen de bizimle birlikte orucunu açar yersin "diyor. Şaşırıyorum. Teşekkür ediyorum.    Gerçekten de Ramazan boyunca her akşam ımsakiyeye göre yemek hazır... Devamı

HAYIRLI RAMAZANLAR

2007-09-13 12:45:00

İşte günlerden beridir hasretle beklediğimiz mübarek ramazan ayına kavuştuk... Bu günlerdeki maneviyat ve coşku ne büyüktür değil mi? küçüklüğümüzden beridir bir coşku , bir heyecan... Hatırlarım da daha okula bile gitmezdik belki , Ramazan da bizi sahura çağırmayacaklar diye uykumuz hafiflerdi adeta, mutfaktan gelen tıkırtıları duyduk mu uykulu uykulu sofraya gelir otururduk. Oruç tutmasak da sanki o sahur yemekleri dünyanın en eşsiz yiyecekleriydi. Kaçırmak istemezdik... Sanki taze pişirilmiş pilavın kokusu da bir başkaydı , üzüm hoşafı da.. Normal günde hiç yemezdim hoşaf ve kompostoyu ama sahurda ne tatlı gelirdi..   Sonra zaman geçti birer ikişer gün başladık oruç tutmaya.. Kendimize güvenimiz bir arttı ki sormayın.. Annem sabah evden cikarken iyice tembihlerdi , kimse ile tartışmayın, sakın olaki kötü bir laf söylemeyin, kimsenin kalbini kırmayın oruçunuz bozulur sonra diye... Sanki her yanımızı saran meleklerin hafifliği ile kendimi bulutlara yükselmiş hissederim, ayaklarım yere değmezdi bütün gün.. Hele o iftar sofrasını hazırlamak , ne zevkliydi.. Babamın isten gelişini beklemek için pencerenin önündeki yerimi alırdım. Bakardım zengin fakir , kim olursa olsun elinde ufacık da olsa bir paket, bir pide evine doğru koşar adım geliyor... Herkeste bir huzur ve mutluluk hissederdim.. Kalem gibi göğe uzanan minarelerdeki kandillerin yanmasını heyecanla seyreder , ezan sesiyle sofraya koşardık. Hayattaki en lezzetli yemeklerdi onlar.. Hele birde iftara gidilmişse, yada iftara misafir çağrılmışsa sevincimiz , mutluluğumuz daha da katlanarak buyurdu... Sevinci, coşkuyu, ekmeği paylaşmanın bereketi nasıl arttırdığına sahit olurduk.   Bir bayram tatili için ramazanın son günlerinde Bursa’ya dedemlere gelmiştik , Bayram alışverişi için çarşıya çıktığımız gün epey yorulmuş ve susamış olarak eve donduk. İftara daha iki saate yakın zaman vardı.. Bendeki açlık ve susuzluk had safhaya varmıştı.. İçim kazınıyordu, boğazım kurumuştu. O sene ilkokul 4. sını... Devamı