Yalnızlık yalnızlığı hakedenlerin defterinde, etrafında kalabalıkla yitip gidenlerin vicdanlarında ... Bir tek kişi gülmese içten, hep maske altından baksa yüzler umrumda değil... Ne tanınmak amacım, ne istenmek... Verdiğim kadarını bile almak istemiyorum. Hatta öldükten sonra bile...Bana değneği verene , körlük edip vurmuyorum ya gerisin geriye...Gülden ne koku istiyorum, ne de şarkı bülbülden.. Hırslar sadelikte erirken , kim tahmin ederdi ki en kompleks olanın en sadenin perdesi arkasında beklediğini... Sonsuzluğun, hiçliğin gözünden gülümsediğini...

MUTLULUK ve SEVGI

Pazar, Şubat 22, 2009 · Kategori: TEFEKKUR

Geçenlerde bir yazı okuyorum , dikkatimi çekiyor... Aynen söyle:

 

""Benim mutluluk üzerine okumadığım kitap kalmadı desem yeridir.Okuduğum her bir kitap kendine göre mutluluğun reçetesini veriyordu.Her bir kitap bu reçeteleri uygularsan mutlu olursun hesabı kimya formulü gibi mutluluk formulleri sunuyordu.

Sonra bu mutluluk yazarlarının hayatlarına baktığım zaman kelin merhemi olsa başına sürermiş misali kendilerine hayırlarının olmadığını gördüm. Leo Buscaglia’yı bilirsiniz,bir zamanlar çok popülerdi.Yaşamak, sevmek ve mutluluk üzerine bir çok kitabı vardır.Bir gün  gazetede intihar ettiğiyle ilgili bir haber okudum.Bu haber ne kadar doğru bilemiyorum fakat doğruysa dünyanın en trajikomik olaylarından birisi. Dale Carneige’in “ Dost kazanmak ve insanları etkileme sanatı” adlı kitabı da dünyada en çok satan kitaplardan birisidir.Bu adamcağız da öldüğünde mezarında bir tane dostu yokmuş. Kabre konulurken dört kişi varmis. Biri papaz, üçü de mezarlık görevlisi hamallar.  Bazen insanlara yaşam dersi verenlerin sonları trajikomik bir şekilde bitebiliyor.Allah cümlemize böyle bir son göstermesin. Zira   Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz bir gerçeği şöyle beyan eder:  
    "İnsan nasıl yaşarsa öyle ölür; nasıl ölürse öyle dirilir; nasıl dirilirse öyle haşrolur

 

Sonunda mutluluğun formulünü buldum. Hz Ali’nin bir sözü vardır. “İlim bir nokta idi,cahiller çoğlattı ”diye .Meğerse mutluluğun formulü sadece bir noktaymış.Ben ararken çok yoruldum.Eğer arayan varsa benim kadar yorulmasınlar diye buraya yazıyorum: 

İnsan, Allah’a ne kadar yaklaşırsa  hem bu dünyasında, hem ahiretinde mutlu olur. İnsan, Allah’dan ne kadar uzaklaşırsa hem bu dünyasında, hem ahiretinde perişan olur.""""


Bu yazıyla bir silkiniyorum.... Sanki kuzey buz denizinden bir rüzgar esiyor , yüzüm buz kesiyor ve beni uykumdan uyandırıyor.

 Evet bu dünyada her yapılan iş niyetine göre değer ve anlam kazanıyor. Niyetlerin en başında da ne yapıyorsak onu ancak Allah rızası için yapmak geliyor değil mi. ?

 İyilik ediyorsak, iyilik bulmak yada aman ne iyi insan desinler diye değil sadece Allah rızası için…..  Dostumuzu, evladımızı , esimizi , ailemizi seviyorsak onlar da bizi sevsin bize baksın diye değil Allah rızası için…. Calışıyorsak çok mal mülk, çok para , kariyer, mevki makam için değil sadece Allah rızası için faydalı olmak, Allah rızası için evimize helal rizik götürmek için…..  Evimizi temizliyorsak, yemek yapıyorsak zorla değil, aman ne becerikli , ne marifetli kadin , ne iyi bir es, ne iyi bir anne desinler diye değil, Allah rızası için ev halkına gıda olsun, üzerimize düşen vazifeleri Allah rızası için yerine getirmek arzusuyla…….  Bu liste uzar gider… Hayattaki her adim, her söz , her davranış, her uygulama için bu listeye ek yapabiliriz.

 

İşte o zaman hayatın anlami önemi, insanların bize karşı ve yaşanan olaylara karşı davranışları ve tepkileri de farklı anlam kazanıyor değil mi? Burada hemen sevgili Sabri Babamin  çok sıklıkla tekrarladığı bir sözü hatırlıyorum. Önemli olan olaylar değil olaylar karşısında takındığınız tavırdır

 

Eğer dostum dediğimiz birisini Allah rızası için dost edindiysek ondan incinmemiz mümkün mü. İncinsek de bunu ondan değil Rabbimden gelen bir sevkat tokadı olarak algılar ve davranışlarımızı ona göre yönlendirir, kendimize bir döner bakar, belki de kendimizle hesaplaşırız. Demekki var bir hatam ki bana bu sözü söyledi , yada bana bunu yaptı, ya da vardır bununda bir hikmeti der , hayata küsmez yine bildiğimiz doğru yolda , Allah rizasi icin heyecan , umut ve mutlulukla devam ederiz. Çünkü biliriz ki Rabbım izin vermeden bir yaprak bile kıpırdamaz, O en adil olandır ve de bir gün adaleti elbet tecelli edecektir.

 

Bizi ve tüm kainatı yaradan Rabbim sevdi de Habibini (Peygamber SAV.) kainata sevdirdi. Biz de herkesten , herşeyden çok , en önce Rabbimizi sever de onun rızası için yaşarsak bizi de sevilen kullarından eyler inşallah. Sevilmek için sekiz, on maddelik listeleri takip etmeye gerek kalmaz, insanları etkilemeye çalışarak zaman kaybetmek yerine , Rabbimizin rızası için çalışırız biz de…

 

Burada gülümsiyerek hatırlıyorum ki .Leo Bascalia nin butun kitaplarini da,  Dost kazanma sanatı adlı kitabı da okumuştum.  ... Ve şaşırarak görmüştüm ki maddelerin hepsi aslında İslamin özünde bulunan maddeler. Karşısındakine değer vermek, ona değerli olduğunu hissettirmek ,  önce ben değil sen demek, saygı göstermek … bu maddeler uzayıp gidiyor. Bunlar zaten bizim o güzel dinimizin özünde olan, Sevgili Peygamberimizin uygulayıp öğrettiği davranışlar. Yazar bunları yüzyılın başında ele alıp en çok okunan yazar olmuş. Ama meselenin özüne vakıf olamayınca, sadece maddiyatta kalınca ve de insanların sevgisini Allahın sevgisine tercih edince akıbeti de düşündürücü ve vahim olmuş. Bunda da bize ibret var elbet.

 

Zaten sevgiler iki çeşittir diye bilirim. Aşağıdan yukarıya doğru , ve yukarıdan aşağıya doğru..

 

Bu anlattığım yukarıdan aşağıya doğru olan gerçek ve en güzel sevgiye örnek. Yani Rabbını seveceksin herşeyden önce, ve herşeyden çok , işte ondan sonra herşeyi, bütün mahlukatı, insanları, kainatı ve canlı cansız tüm zerreleri  O’nun rızası için seveceksin. İşte bu halde tereddüt yok, mutsuzluk, kırgınlık, yorgunluk, küskünlük , umutsuzluk , yalnızlık yok. Çünkü ne olursa olsun Rabbım var.

 

Diğeri ise önce insanlardan, eşyadan, canlılardan , düyadan hatta kendimizden , nefsimizden  sevmeye başlamak . Sonra onları severek, hayran olarak yaratıcıyı arayıp bulmak. Bu uzun meşakkatlı ve de tehlikeli bir yol. Böyle de Hakkı bulanlar var elbet ama bu engebeli yolda ilerlerken kayıp gitmek de mümkün.

 

Onun için Allahım inşallah hepimize tüm kainatı O’nun rızası için sevecek kocaman bir kalp, gözü açık bir gönül, doğruyu ve güzeli konuşan bir dil ve de Allah dostlarindan dostlar  nasip etsin inşaallah.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

4 yorum yazılmıştır

Yazan:selda | Tarih: Pazar, Mart 15, 2009
Konu: Hayırlarla dolu bir yaşamın sırrı

sa .Ablacım bloğunu sürekli takipteyim yeni yazılar varmı diye. sonunda seni büyük bir keyifle okudum ,çok şükür .yazdığın tüm cümleler hakiati, tek olanı
bizleri değerli kılıp yaratanı görteriyor .rabbim bize reçeteleri kuranda vermiş olmasına rağmen büyük üstadları bırakıp ,büyük lokmalardaki hazzı bırakıp, kırıntılar için böyle yazarlardan sonuç beklediğimizi düşündürdü bana bende bu tür kitapları çokça alır okumaya çalışırım şuanda nekadar farklı bir yolda olduğumu anladım gerçekten anlamaya çalışsak en büyük mucizemiz tüm soruların ve sorunların cevabı kuranımıza sıkı sıkı sarılırız. seni rabbim için çok seviyorum samimiyetin ve aktardığın tüm bilgiler benim için çok değerli ve önemli sevgiler.http://evimevim-selda.blogspot.com/

Bağlantı»

Yazan:selda | Tarih: Pazar, Mart 15, 2009
Konu: Hayırlarla dolu bir yaşamın sırrı

sa .Ablacım bloğunu sürekli takipteyim yeni yazılar varmı diye. sonunda seni büyük bir keyifle okudum ,çok şükür .yazdığın tüm cümleler hakiati, tek olanı
bizleri değerli kılıp yaratanı görteriyor .rabbim bize reçeteleri kuranda vermiş olmasına rağmen büyük üstadları bırakıp ,büyük lokmalardaki hazzı bırakıp, kırıntılar için böyle yazarlardan sonuç beklediğimizi düşündürdü bana bende bu tür kitapları çokça alır okumaya çalışırım şuanda nekadar farklı bir yolda olduğumu anladım gerçekten anlamaya çalışsak en büyük mucizemiz tüm soruların ve sorunların cevabı kuranımıza sıkı sıkı sarılırız. seni rabbim için çok seviyorum samimiyetin ve aktardığın tüm bilgiler benim için çok değerli ve önemli sevgiler.http://evimevim-selda.blogspot.com/

Bağlantı»

Yazan:uyanangenclik | Tarih: Salı, Mart 10, 2009
Konu: s.a.

Geçmiş kandiliniz mûbarek olsun kardeşim...
Rabbim bizleri,
Peygamber efendimiz(s.a.v)'in şefaatına nail eylesin...

Bağlantı»

Yazan:fuadyusufoglu.com | Tarih: Saturday, Mart 7, 2009
Konu: Selam...

S.A. efendim, uzun bir aradan sonra tekrar selamliyorum sizi. Mubarek mevlid kandiliniz mubarek olsun. Insaallah Rabbim hakkiyla ede edebilmeyi cumlemize nasib eder.


Düzenleyen ozdencicek gün: Thursday, April 2, 2009 saat: 13:57

Bağlantı»