Yalnızlık yalnızlığı hakedenlerin defterinde, etrafında kalabalıkla yitip gidenlerin vicdanlarında ... Bir tek kişi gülmese içten, hep maske altından baksa yüzler umrumda değil... Ne tanınmak amacım, ne istenmek... Verdiğim kadarını bile almak istemiyorum. Hatta öldükten sonra bile...Bana değneği verene , körlük edip vurmuyorum ya gerisin geriye...Gülden ne koku istiyorum, ne de şarkı bülbülden.. Hırslar sadelikte erirken , kim tahmin ederdi ki en kompleks olanın en sadenin perdesi arkasında beklediğini... Sonsuzluğun, hiçliğin gözünden gülümsediğini...

HALKA HIZMET, HAK'KA HIZMETTIR

Cuma, Mayıs 8, 2009 · Kategori: OYKU




Sevgili dostlar hayirli cumalar diliyorum.
 
Bu Haftanin duasi olarak soyle seslenmek istiyorum.
 
ALLAHIM
MALverdigin zaman SAADETIMI
KUVVET verdigin zaman AKLIMI
IKTIDAR verdigin zaman BASIRETIMI
BELA vedigin zaman IMANIMI
NIMET verdigin zaman MERTLIGIMI
GUZELLIK verdigin zaman IFFETIMI
ZORLUK verdigin zaman SABRIMI
BENDEN ALMA
Amin

"Ey  kapilari acan Allahim bize kapilarin en hayirlisini ac,
 Ey bizleri halden hale ceviren Allahim , halimizi en guzel hale cevir,
 Ey kalpleri evirip ceviren Allahim, kalplerimizi dinin uzerine sabit kil."

 
Bu sabah okudugum bir kitapta Sevgili Peygamberimizn su hadis-i serifini gordum.
" Insanoglu malim malim der, halbuki Ademoglunun yiyip tukettigi, giyip eskittigi ve sagliginda tasadduk edip gonderdiginden baska kendisinin olan neyi varki? Gerisini olumle terkeder ve insanlara birakir."
 
Evet bu dunyanin sonsuz yolculukta sadece bir mola yeri, bir dinlenme mekani, en onemlisi bir imtihan yeri oldugunu nasil guzel anlatiyor degil mi.
 
O yuzden bu sonsuz yolculukta anlik gafletlere kapilmayip her animizi en guzel sekilde degerlendirip Asr suresinde dedigi gibi O buyuk gunde husranda olanlarin arasinda bulunmamak icin, salih amel isleyenler , birbirine Hak ki ve sabri tavsiye edenlerden olmaliyiz. 
 
Rabbimiz buyurmus ki "Halka hizmet Hak ka hizmettir". "Bir hurma ile de olsa ahiretinizi kurtariniz demis  sevgili Rasulumuz. O da yoksa tatli soz soyleyiniz, insanlara guler yuz gosteriniz , guler yuz de sadakadir."
 O gun iste bu gundur. Yeni bir baslangic yapalim hayatimizda daha merhametli, daha sevgi dolu, daha anlayisli, daha mutevazi, daha kanaatkar, daha mutebessim, daha tevekkel, daha comert, daha cok Allah korkusu tasiyan birisi olmak , insanlara ve tum kainata kucak acmak icin en dogru an iste bu an.  
  
 Cok sevdigim menkibelerden birini de asagiya ekliyorum. Rabbim her daim yar ve yardimciniz olsun. 
 
--------------
 Musa Aleyhisselâmın ümmeti:

- Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allah (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelîmullah Turu Sina'ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah tarafından şöyle nida olundu:

- «Ya Musa neden kullarımın davetini bana getirip söylemiyorsun?»

Musa Aleyhisselâm:

«Ya Rabbi, böyle daveti size gelip söylemekten haya ederim. Nasıl olur, Zatı Ulûhiyetiniz onların söylediklerinden beridir» dedi.

Allah (c.c.):

«Söyle kullarıma, onların davetine Cuma akşamı geleceğim» buyurdu.

Musa Aleyhisselâm gelip kavmini durumdan haberdar etti, hazırlığa başlandı, koyunlar, sığırlar kesildi. Mümkün olduğu kadar mükellef bir yemek sofrası hazırlandı. Çünkü misafir gelecek olan ne bir vali, ne bir padişah, ne bir başka yaratıktı. Kâinatın yaratıcısı misafir olarak gelecekti. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra, akşam üstü uzak yollardan geldiği belli; yorgun argın, üstü-başı birbirine karışmış bir ihtiyar gelip:

«Ya Musa! Uzak yollardan geldim, acım, bana bir miktar yemek verin de karnımı doyurayım» dedi.

Hz. Musa:

- Acele etme, hele şu testiyi al da biraz su getir bakalım. Senin de bir katkın bulunsun. Biraz sonra Allah (c.c.) gelecek, dedi.

Tabii adam daha fazla diretmeden çekip gitti. Yatsı vakti oldu, beklenen misafir halâ gelmedi. Sabah oluncaya kadar beklediler, halâ gelen giden yoktu. Neyse ümidi kestiler. Hz. Musa taaccüp içinde idi.

İkinci gün Hz. Musa Tur'a gidip:

- Ya Rabbi, mahcup oldum, ümmetim: «Ya Sen bizi kandırdın, ya Allah sözünde durmadı» diyorlar dediğinde, şöyle hitap olundu:

- Geldim ya Musa, geldim. Açım dedim, beni suya gönderdin, bir lokma ekmek bile vermedin. Beni ne sen, ne kavmin ağırladı.» Bunun üzerine Hazreti Musa Kelîmullah:

- Ya Rabbi bir ihtiyar geldi sadece, o da bir kuldu, Allah değildi. Bu nasıl olur? dediğinde Cenabı Allah:

- «İşte ben o kulum ile beraberdim. Onu doyursa idiniz, beni doyurmuş olacaktınız. Çünkü ben ne semalara, ne yerlere sığarım, ben ancak aciz bir kulumun kalbine sığarım. Ben o kulumla beraber gelmiştim. Onu aç olarak geri göndermekle, beni geri göndermiş oldunuz» buyurdu.

Demek ki, Allah için yapılan her şey, bizzat Allah'ın kendisine yapılmış gibi olmakta, Allah o kimseden razı olmaktadır.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır