BİRİCİK KARDEŞİM

2007-07-07 20:46:00

Bu sabah Gemlık'ten Bursa,ya doğru yol alıyoruz.. Yolun sol tarafında geçen hafta yanan cam ormanından artakalan agaçları gördüm... Kara kapkara kesilmişler.  Bir gün önce neşeyle dallarını hışırdatırlarken, dallarında yuvalanmış kuşlara böceklere ev sahipliği yaparlarken, gölgesinde insanları ağırlarken, yeşil yemyeşil bir kadife gibi uzanırlarken bu gün kararmış , yanık kahve renkli yüzleriyle bakıyorlardı bana dayanamadım... Birşeyler koptu yüreğimden.. Yangın yol kenarına kadar inmiş neredeyse.. Kimileri yarı yanmış çamlar... yeşil olan yarısı  yanık dalların arasından hayata sarılmaya çalışıyor gibiydi... Ah!! ben,im gönlüm de yangın yeri gibi bu gün... 

 

Bu günler rahmetli kardeşciğimi Hak'ka uğurladığımızın 8. yıldönümü.. Onu ziyarete gidiyorduk bu sabah... 

 

Onu Öyle sevdim ki ben bir annenin çocuğunu sevdiği gibi... Beş yaş küçük benden..Annem ve babam hastahaneden eve donduklerinde onlari kapida karsilamistim. Kapidan iceri girdiklerinde annem kucaginda kundagina sarili uyuyan bebegi benim kollarimin arasina birakti ve “Bak kizim bu senin kardesin ondan artik sen sorumlusun, yemesine icmesine , uyumasina yardim edeceksin , bu bizim bebegimiz “ dedi. Hic unutmadigim o sahnede kucagimdaki minik bebek daha gözlerini açmaya çalisiyor ve bana bakıyordu. Evet onu hep cok sevdik ve ben onu büyük bir ihtimamla baktım, büyüttüm, birlikte büyüdük, oynadık, yaşadık, dertleştik, paylaştık. Birbirimizi hiç kıskanmadık, birbirimize hic bağırmadık, hiç küsmedik, incinmedik, incitmedik. Can yoldaşı , sırdaşı olduk. Annem hala soyler “Ben cocuklarımın ömür boyu tartıştıklarını hiç görmedim” diye. Burdaki giz neydi. Önce sevgi tabi, ama bir de sorumluluk. Cünkü bana ondan sorumlusun demişlerdi. Beş yaşındaydım oysa… Birbirimizden hep sorumlu olduk ilerleyen yıllarda. Onun icin hiç rakipmis gibi hissetmedik birbirimizi. Birşey alınacak oldugunda ben önce kardeşime alınsın derdim , o once ablama sorun derdi.  

 

 Cok uzun yillar onceydi. Istanbul’daydik, yaz tatilinde… Annanemlerde kalıyorduk.Bir sabah hep birlikte gezmeğe gitmek üzere hazırlanmıstık. Tam herkes ayakkabılarını giymisti ki o zamanlar 3 yaslarinda olan rahmetli kardescigim su istedi. Hep boyle olmaz mı zaten , tam kapıdan çıkacakken..!.. Annem suyu getirdi, kapının önünde taşlıkta duran kardesime uzatti. O uzandı bardağı aldi yavasca suyu icti, bitirdi. Sonra elindeki bardagi çevirerek şöyle bir baktı ve birden yere fırlattı. Bardak şangırdayarak paramparça olmuştu. Annem kızgın bir sesle “ ne yaptin oğlum” diye bagirirken annanem onu sakinlestirmeye calisarak “Yok canim bisey olmaz, kaza ile olmuş , elinden düşmüş annesi” diyordu. O gayet sakin yerdeki cam parcalarina bakiyordu. Sonra başını kaldırıp gozlerini bize dikti. “ Hayır kaza degil. Ben isteyerek, bilerek attım. Nasıl kırılıyor merak ettim “ dedi. İşte o günden sonra da hiç yalan söylemedi en zor durumlarda olduğunda bile...

 

8 yil once bir yaz gunu biricik kardesimi bir trafik kazasi sonucu Hak ka ugurladik. Haberi aldigimda gozlerimi kapadim ve bir dakikadan az suren uzun bir yolculuga ciktim gecmise dogru…:”Allahim” dedim,” Kardescigim 29 yillik omrunde dunya hayati icin hicbir sey istemedi, hic yalan soylemedi, giybet yapmadi, gonul kirmadi, hep senin rizan icen calisti . Sen Rahim sin onun günahlarini bağışla . O sana kavuşmak için hazırdı, Sana hamd olsun ki onun gibi bir kardeşin ablasıyım ve onunla gurur duyuyorum. Yalnız anneciğime ve babacığıma da metanet ve sabır ihsan et, yardım et!!..”.  Bu gün de aynı duygular içerisinde ziyaretine gittik...

 

Yaklasik 16 yildir bir emnet olarak sakladigim rahmetli kardesimin mektuplarindan birine  burada yer vermek istiyorum. Bu mektuplar bir üniversite öğrencisinin kendini ve yaşamın sırrını  arayışının başlangıcı idi.

 

Bu mektuplar yazildiginda ben Ingiltere'de dil okulunda ogrenci idim, rahmetli kardesim ise 21 yasinda ITU de ogrenci idi. Dikkati ceken en onemli detay mektuplaria tarih yazmamasi, onun yerine 'bugunun tarihi' gibi terimler kullanmasi.Bu gun elime alip okudugumda sanki dun bana yazilmislar gibi hissediyorum.

 

O 29 yasinda Hak'ka gocerken ardinda 80 yıllık yaşama sığacak bir yaşam bıraktı.Dogru , dosdogru bir insan olmanin mücadelesini verdi. Ve hic tanımadığımız, Turkiye'nin dörtbir tarafindan onu uğurlamaya gelen yüzlerce dostunu  görünce gözlerimize inanamadik. Yasaminin son bes yilini tamamen insanlara, insanliga hizmete adamis olan sevgli kardesimi bir kez daha rahmetle aniyorum. Rabbimin rahmeti uzerine olsun, mekani cennet olsun. Amin!   

 

**********************

MEKTUP                

                                                            Tarih: BU GÜn

Hey Sen,

Orada 3000 km otedeki. Hayatin tum cilvelerine gogus gerip dimdik ayakta durabilen. Biricik kardesin biricik ablasi. Seni seviyor ve ozluyorum. Sen ki hayatin zorluklarindan yilmayan, hatalilara boyun egmeyen, zorbalara haddini bildirirken kabakuvveti degil de kivrak zekasini kullnan ... Ve biliyorsun ki lafla peynir gemisi yurumuyor. Hayatin dikenlerini,  insanin midesini bulandiran milyonlarca faktoru, ardniyeti, insanin basina coreklenmis toplumdan dislanma korkusunu birak da bir dusun.

Neyi diyeceksin? Guzel birseyi mi diyeceksin? Sevgiyi mi? Dogayi mi? Yok!  Ya hayat mi? kesinlikle hayir.

 

Dusun katiksizligi, safligi, eldegmemisligi, dokunulmamisligi,kullanilmamisligi, salt olani, mutlak olani dusun! Ve guven kendine...

Salt olan, mutlak olan, oyle bir atestir ki , ates ustune ates,... Oyle bir yag ki, nerdeyse kendi kendini tutusturacak billurlukta...Ve salt guzellik nurun adi... Kim ne derse desin seninle, senin icinde...

Neyi gormek istersen onu gorursun, neye dokunmak istersen ona dokunursun...Sen ugruna evrenin yaratildigisin..Istanbul, onu anlayanlar, bogazici onunla huzunlenip onunla cosanlar, kitaplar onlari cocugu gibi bagrina basanlar, ve bilinenler onlari bilenler  olmasaydi ne ederdi...?

 

Ve sen ozlemden dem vuran! Ozlendigini de bildigine gore neyi sorun edersin? Gri denizlerden gok mavisi olanlara donme yakin. Soguk suratlar onlara gulmeyi unutturanlardan hesap soracak..

Bir kivilcim tutusturulmaya hazir.Bir kivilcim ki herkesin yurginde cakmaya sabirsiz...

baskasindan medet uman, sirtini curuge dayayan, Kabe etrafinda doner dururken Kabe ye ekseninden bakip oteleri gorenler icin calar icli ney...

Yalniz degilsin, ve hicbir zaman da yalniz olmadiginin farkinda olmalisin!!! Yalnizlik yalnizligi hakedenlerin defterinde, etrafinda kalabalikla yitip gidenlerin vicdanlarinda ... Bir tek kisi gulmese icten, hep maske altindan baksa yuzler umrumda degil... Ne taninmak amacim, ne istenmek... Verdigim kadarini bile almak istemiyorum. Hatta öldükten sonra bile...Bana degnegi verene , korluk edip vurmuyorum ya gerisin geriye...Gulden ne koku istiyorum, ne de sarki bulbulden.. Hirslar sadelikte erirken , kim tahmin ederdi ki en kompleks olanin en sadenin perdesi arkasinda bekledigini... Sonsuzlugun, hicligin gozunden gulumsedigini...

 

"yasamaktan o kadar buyuk zevk aliyorum ki

Icimden aglamak geliyor"

 

diyebilmen dilegi ile..

Murad     

0
0
0
Yorum Yaz