Son Yazılarım
Kategorilerim
Arkadaşlarım
Bağlantılarım
Saturday, Mayıs 9, 2009 · Kategori:
DIGER

Gidene kal demeyeceksin. ..
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme,
yoksa değersiz olan hep sen olursun...
Düşün...
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu,
sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni,
sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter...
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme,
Tükettirme içindeki yaşama sevgisini...
Ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz. ..
Öyle bir hayat yaşadım ki, cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum
Oynadım…Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum, okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım
Friedrich Wilhelm Nietzsche
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
Perşembe, Nisan 2, 2009 · Kategori:
DIGER

Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye Nasihatı adlı mektubun orjinal metni Süleymaniye Kütüphanesinde mevcuttur.)
Oğul;
“İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, gün batarken ölürler.
Unutma ki dünya sandığın kadar büyük değildir. Dünyayı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüzdür. Hırsımız, bencilliğimiz…
” Dünya bir garip han, bir hoyrat mekan, İnsan bir garip varlık kabına sığmayan… Hayat bir yudum su, bir anlık rüya… Ömür bir kısa yol tekrarı olmayan…
Bu yolda nazarımızı sonsuzluğa dikip; büyük yürümek ve büyük ölmek gerek. Bu yolda hırs, diken; benlik ve kibir, engeldir oğul.
Sakın ha kendine takılmayasın ve kendinde boğulmayasın.
Teklik sadece Allah’a mahsustur, tek başına karara durup hoyrat dünyanın dayanılmaz ağırlığını kaldırmayasın. İşlerini ehil kişilere danışarak tutasın, danışırsan yol alırsın, danışmasan yolda takılıp kalırsın oğul.
“Güçlüsün, akıllısın, söz sahibisin; ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen, sabah rüzgarında savrulup gidersin.
” Bir dem gelir bir tekmeyle dünyaları yıkacak olursun, bir dem gelir yerdeki karıncaya mağlup olursun. Güç hayvanda bile mevcut.
Akıl sadece anahtar. Anahtara takılmasın. Aslolan anahtarın açacağı kapılardır. Kapıların ardında hazineler, kapıların ardında sırlar vardır. Sırlar ki, ebedi muştuları koynunda barındırır; sonsuza kavuşturur.
Aklını kullanıp dünyadayken cennetin kapılarını aralayasın oğul. “Öfken ve benliğin bir olup aklını yener! Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın, azminden dönmeyesin.
Çıktığın yolu, taşıyacağın yükü iyi bil, her işin gereğini vaktinde yap!” Öfke ateş, öfke afet, öfke şeytandır oğul. İnsanoğlu dağları devirir; ama öfkesine mağlup olabilir. Öfkeyle savaşı daima taze tutmak gerektir.
“Yolcu, buruk baş gerek Gözde daim yaş gerek Huy biraz yavaş gerek Yoksa yollar aşılmaz.”. diyen ne güzel söylemiştir. Öfke benliğin yemi, en lezzetli gıdasıdır. Benlik semirdi mi irade yok olur gider. İradesi zayıflayanın ruhu intihar eder.
Posalaşmış bir beden taşımak ne ağır zillet, ötelere kapalı bir ruh taşımak ne büyük ihanet.
Sabırsız olmaz oğul. Sabırsız menzile varılmaz. Kaf Dağı’na sabırsız ulaşılmaz. “Sabır kara bir dikeni yutmak, diken içini parçalayıp geçerken de hiç ses çıkarmamaktadır.
” İnsan ocaklar gibi yanmalı, yanmalı da kimselere gamını ilan etmemelidir. Gözünü ötelere dikesin oğul, hesabını idealine göre yapasın. Şunu da asla unutmayasın:
“Her şeyin vakti tayin edilmiştir. Vaktinden önce öten horozun başı kesilir.”
Vazifen çetin, yükün ağırdır oğul. Hizmette önde ücrette geride olasın. Vazifenin en ağırına talip olmakta kaçınmayasın. Vazifenin ağırlığı Yaratan’ın kullarına ihsanıdır.
“Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördüğünü söyleme, bildiğini bilme, sözünü unutma, sözü söz olsun diye söyleme.
” Bizler nefreti eritmek için, muhabbetin asaletini dünyaya yeniden hakim kılmak için çıktık yola. Bu yolda utanacak bir şeyimiz yoktur. Muhabbet yolunun gizlisi saklısı yoktur oğul. Ama altının değerini de sarraf bilir, sözünü muhatabına göre ayarlayasın. Cahilin karşısında altınlarını çamura atmayasın.
Yiğit olan kördür, kötülüğü görmez; sağırdır, kem sözü işitmez; dilsizdir, her ağzına geleni demez. Bildiğini de her yerde ayaklar altına sermez.
Yunus gibidir o; yüreği muhabbete, gönül ibresi Hakikate ayarlıdır.
O bir defa söz verdi mi, onu namusu bilir.
“Ananı, atanı say; bereket büyüklerle beraberdir!” Anadolu; içinden kıvrım kıvrım ırmaklar akan, ağıtları alev alev ciğerler yakan… “Ana”larla dolu olan… Ana çile yumağıdır, oğul dua kaynağıdır. Ana yüreği narin bir ipek, ata bileği Hakk’ın diktiği en sağlam direktir. Ne ananın ince yüreğini yakasın, ne de babanın kapı gibi bileğini kırasın oğul. Yarın yuva kurduğunda ocağınla onlar arasında köprü olasın. Ana ve ata düşmemek için sırtımızı dayadığımız duvardır, yarın duvar yıkıldığında kıymetini anlarsın.
“Sevildiğin yere sıkça gidip gelme, muhabbetin kalkar, itibarın kalmaz.
Düşmanını çoğaltma, haklı olduğunda kavgadan korkma!
Bilesin ki; atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler!”
Her şeyin ortası makbuldür, sevginin de. Sevdiğini gereğinden fazla sevmeyesin. Sevgini de, sadece yüreğinin eline vermeyesin. En çetin imtihan “sevgi”yle olanıdır.
“Kişi ne kadar bahadır olsa da, muhabbete tuş olur.” diyen atanın sözünü aklından çıkarmayasın.
Böyle imtihan olmamak, istikbalde neslinden utanmamak için gecelerin bağrında, seherlerin aydınlığında duaya durasın.
Senin ideallerin ve geleceğe dair hedeflerin var oğul.
Gönül adamı ömrünü boşa harcamaz, yüreğini ucuza satmaz, edep tacını başından almaz.
Gönül erinin her zaman yüzü yerde, gönlü göktedir.
Haklı olduğunda kavga vermesini bilir. Kavgayı sadece bileğiyle değil, ilmiyle ve yüreğiyle yapmasını bilir.
İyiliğe kötülük, şer kişinin kârı, İyiliğe iyilik her kişinin kârı Kötülüğe iyilik de, er kişinin kârıymış oğul.
Sen bizim rüyamız, sen bizim devâmız, sen bizim duamızsın oğul. Daima başın dik, alnın ak, gönlün pak olsun. Zümrüt-ü Anka’nı iyi seç ki Kaf Dağı sana yakın olsun. Yolun ebediyete kadar açık olsun.
Rabbim her daim yar ve yardimcin olsun.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
Salı, Mart 24, 2009 · Kategori:
DIGER
Bir gün büyük filozof Sokrates bir tanıdığına rastlamış.Adam ona demiş ki;
''Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun ?''
"Bir dakika bekle" diye cevap vermiş Sokrates;
"Bana bir şey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna Üçlü Filtre Testi deniyor."
"Üçlü Filtre?"
''Doğru,'' diye devam etmiş Sokrates. "Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmenin sebebini birazdan anlayacaksın. Şimdi birinci filtre; 'Gerçek Filtresi ' Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin ?"
'' Hayır,'' demiş adam ''Aslında bunu sadece duydum ...''
"Tamam,'' demiş Sokrates. " Öyleyse, sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun. Şimdi ikinci filtreyi deneyelim, 'İyilik Filtresi'. Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi bir şey mi ?"
'' Hayır, tam tersi...''
'' Öyleyse'' diye devam etmiş Sokrates, "Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı. 'İşe Yararlılık Filtresi' Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı ?"
''Hayır, pek değil."
''İyi'' diye tamamlamış Sokrates. "Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar değilse bana niye söyleyesin ki?".
Düşüncelerine dikkat et; kelimelere dönüşürler...
Kelimelerine dikkat et; eylemlere dönüşürler...
Eylemlerine dikkat et; alışkanlığa dönüşürler...
Alışkanlıklarına dikkat et; karakterine dönüşürler...
Karakterine dikkat et; kaderin olur...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
Perşembe, Mart 12, 2009 · Kategori:
DIGER
SABIRLI SÖZLERDEN SEÇMELER
İman iki parçadır Bir parçası SABIR diger parçası da şükürdür.
Şüphe edilen altını ateşle muayene ettikleri gibi Cenab-i Hak da insanları dertle, musibetlerle imtihan eder. Bazısı bela ateşinden halis olarak çıkar, bazısı imtihani kaybeder.
Bu dünya bütün arzuların tecelli mekanı değil ki !!! Sebepler var , sırlar var, hikmetler var, en mühimi mesuliyetler var…
Haşa ki !!! Kuluna zülmetmez Hüdası, herkesin çektiği dili belası…
Ahmak odur ki dünya için gam yiye,
ne bilirsin kim kazana kim yiye!…
Taş gibiydin çok kalpler kırdın artık yeter, Toprak ol da bak nasıl üzerinde güller biter …
Sabirli Ol, nazik ve tahammülsüz olma. Balcık gibi gevşek ve s ölpük halde bulunma. Her zahmete her meşakkate kızar, kinlenirsen, cilalanmadan nasıl ayna olacaksın.?
Aşk gibi kin de insani aptallaştirir. Dargınlık düşman kazandırır. İyi dost ancak kırk yılda kazanılır. Kusursuz dost arayan dostsuz kalir.
Başkalarını sık sık affedin , Fakat Kendinizi ve nefsinizi asla!!!!
Hoşlanmadığınıza sabretmedikçe , hoşlandığınızı elde edemezsiniz.
Isyaniniz nefsinize, Itaatiniz Rabbinize olsun
Kula bela gelmez Hak yazmayınca,
Hak da bela yazmaz kul azmayınca
Hak kulundan intikamını kul ile alır
Din-İ irfan bilmeyen bunu kul etti sanır
Bari emir olmayınca sanma yaprak kıpranır.
Bu yük senden ALLAHIM
Çekeceğim naçarım
Senden Sana sığınır
Senden Sana kaçarım
Tarafımdan onlara de ki: Ey inanan kullarım Rabinize karşı gelmekten sakının Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allahın yarattığı yeryüzü genistir. Yalnız sabredenlere (musibetlere katlananlara) sayısız mükafat verilir. (Zümer süresi. A: 10)
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
Çarşamba, Mart 11, 2009 · Kategori:
DIGER
Dedim: Çok yalnızım.
Dedin: ... فَإِنِّي قَرِيبٌ
Ben ki sana çok yakınım.
Bakara suresi-186
Dedim: Evet biliyorum sen bana yakınsın ama ben senden uzağım, keşke ben de sana yakın olabilseydim.
Dedin: وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَ دُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ
Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret.
Araf suresi-205
Dedim: Bu da senin yardımını ister
Dedin: أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ
ALLAH'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?
Nur suresi-22
Dedim: Tabii ki, beni affetmeni çok isterim.
Dedin: وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ
(Öyleyse)Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Gerçekten benim Rabbim, esirgeyendir, sevendir.
Hud suresi-90
Dedim: Çok günahkârım, bu kadar günahla ben ne yaparım?
Dedin:أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ
ALLAH'ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini.. ve ALLAH'ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi?
Tevbe suresi-104.
Dedim: Defalarca tövbe edip tövbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı.
Dedin: اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ (2) غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِ التَّوْبِِ
ALLAH aziz ve bilendir, o günahları bağışlayan ve kullarının tövbesini kabul edendir.
Ğafir-2/3.
Dedim: Bunca günahım var,hangisinin tövbesini yapayım?!
Dedin: إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا
ALLAH bütün günahları bağışlayandır.
Zümer suresi-53.
Dedim: Yani yine gelsem yine beni bağışlar mısın?
Dedin: وَ مَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُ
ALLAH'tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur.
Ali İmran suresi-135.
Dedim: Ne kadar güzelsin ALLAH'ım! Bilmiyorum bu sözlerin karşısında niçin böylesine içim içime sığmıyor ve erimeye başlıyorum, seni çok seviyorum.
Dedin: إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَ يُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ
Şüphesiz ki ALLAH tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.
Birden 'İlahım ve Rabbim benim senden başka kimim var' dedim.
Sen de أَلَيْسَ اللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُ
'ALLAH kuluna yetmez mi?'
(Zümer suresi-36) dedin.
Dedim: Sen ki beni bu kadar çok seviyorsun ve bana karşı bu kadar iyisin ben ne yapabilirim?
Dedin: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا (41) وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا (42) هُوَ الَّذِي يُصَلِّي عَلَيْكُمْ وَمَلَائِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَكَانَ بِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا
Ey inananlar! ALLAH'ı çokça zikredin. Ve O'nu sabah-akşam tesbih edin. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen Odur. Melekleri de size istiğfar eder. ALLAH, müminlere karşı çok merhametlidir. Ahzap suresi -41/43.
Kendi kendime dedim: ALLAH'ım seni çok seviyorum.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!